AKP’nin anayasa değişikliği paketi: Aile korumanın amacı “homoseksüel birlikteliği” yasaklamak: 2022

Merhaba, 

AKP, ‘aileyi güçlendirme ve koruma’ sebebi öne sürülerek Anayasa’nın 41’inci maddesinde değişiklik planlanıyor. Değişikliğin sebebi ise Anayasa ve Medeni Kanun’da ‘LGBTİ+ bireylerin evlenmesini yasaklayan bir yargı olmaması’ gösteriliyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, başörtüsüne ‘yasal garanti’ çağrısına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “anayasal güvence” hamlesiyle karşılık vermesinin arkasından, süregelen ‘başörtüsü’ tartışmaları devam ediyor.  BBC Türkçe’de Ayşe Sayın’nın haberine gore AKP’nin başörtüsüne “anayasal güvence” sağlamaya dönük mini anayasa değişikliği paketi Erdoğan’ın geçen hafta Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve partinin hukukçu kurmaylarına verdiği talimatın ardından şekillenmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paketin “anayasa hukukçularının görüşleri alınarak olgunlaştırılması” yönündeki talimatı doğrultusunda, partinin hukukçu kurmaylarının hafta süresince emek vererek öneri metnine son biçimini vermesi umut ediliyor.

Parti yönetimi birden fazla seçenek üstünde çalışırken ağırlıklı görüş;  başörtüsüne anayasal garanti için 10 ve 24’üncü, ailenin korunması gerekçesiyle de  41’inci maddenin değiştirilmesi yönünde.

Erdoğan da öneri metninin anayasa hukukçularının görüşleri doğrultusunda “olgunlaştırılması”nı istedi. AKP’nin hukukçu kurmayları, dün de bir araya gelerek, mini paket üstündeki çalışmaları sürdürdü.

Edinilen bilgiye nazaran mini paket, Erdoğan’ın da öbek toplantısında işaret etmiş olduğu biçimde “başörtüsü” ve “ailenin korunmasını da içerecek şekilde hazırlanacak.

Partide ağırlıklı görüş, başörtüsüne anayasal garanti için “kanun önünde eşitlik” ilkesini düzenleyen 10., “din ve vicdan özgürlüğü”ne ilişkin 24’üncü maddelerinde değişim yapılması yönünde.

10’uncu maddede, 2008’de meydana getirilen değişiklik esas alınmakla birlikte, “kamu hizmeti alan ve amme hizmeti veren” açısından, kanun önünde eşitliğin daha net olarak tanımlanabileceği ifade ediliyor.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmiş olduğu 2008’de meydana getirilen anayasa değişikliğinde laf konusu maddeye, “Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine müsait olarak hareket etmek zorundadır” hükmü konulmuştu.

Anayasa’nın “din ve vicdan hürriyeti” başlıklı 24’üncü maddesinde kimsenin öğrenim ve emek verme yaşamında, kılık giysisinden dolayı “ayrımcılığa tabi tutulamayacağına” ait yargı konulması  üstünde duruluyor. Ayrıca üniforma, cübbe giyerek mesleğini yapanların da bu kıyafetlerinin bütünlüğünü bozmayacak halde başörtüsü kullanmasına ilişkin düzenleme de yapılabileceği belirtiliyor.

Parti kulislerinde bu mevzuda, “Hakimler, genç kızların taktığı şeklinde çiçekli başörtüsü yerine cübbesine uygun biçimde başörtüsü kullanabilir” örneği veriliyor.

İptal gerekçeleri de dikkate alınacak

Yeni anayasa teklifi hazırlanırken, Anayasa Mahkemesi’nin 2008’deki iptal gerekçeleri de dikkat alınıyor.

Anayasa değişikliği ile alakalı ancak “şekil denetimi” yapması ihtiyaç duyulan Anayasa Mahkemesi’nin “yapılacak anayasa değişikliklerinin” Anayasa’nın başlangıç ve değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen ilk dört maddesindeki ilkelere, bilhassa laiklik ilkesine aykırı olamayacağı nedeni öne sürülerek iptal sonucu verdiğine dikkat çekiliyor.

Bu çerçevede, bazı milletvekillerinin AYM’nin “içerik denetimi”ni engelleyici hükümler konulmasını önerilmiş olduğu öğrenildi. Yansıyan bilgilere bakılırsa toplantılara katılan birtakım milletvekilleri ise anayasanın başlangıç bölümünde değişiklik gerekebileceği görüşünü dile getirdi. Ancak, böyle bir değişiklik, yeni bir tartışma başlatacağı için, öneri metninde yer alması beklenmiyor.

Aile korumaya “eşcinsel birlikteliği” öne sürülen sebebi

Erdoğan’ın isteği doğrultusunda, “aileyi güçlendirme ve koruma” nedeni öne sürülerek Anayasa’nın 41’inci maddesinde değişiklik bekleniyor. Böyle bir değişikliğe gerek duyulmasının sebebi olarak, Anayasa ve Medeni Kanun’da “LGBTİ bireylerin evlenmesini yasaklayan bir hüküm olmaması” gösteriliyor.

Bazı AKP kurmayları, dünyada “eşcinsellik ve cinsiyetsizleştirme akımlarının yaygınlaşmaya başladığını” savunarak, tedbir alınmazsa yakın gelecekte Türkiye’de “nesillerin devamlılığının tehlikeye girebileceğini”  savunuyorlar.

Bu çerçevede, 41’inci maddedeki “Aile, Türk topluluğunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” hükmünün, “aile hanım ve adamın birlikteliğinden doğar” benzer biçimde değiştirilmesi öneriliyor. Ancak bu düzenlemenin pakette yer alıp almayacağı net değil. AKP kurmayları, muhalefetin itiraz etmesi halinde, değişikliğin başörtüsüne anayasal garanti ile sınırı olan kalabileceğini anlatım ediyorlar. Ancak bu konudaki son lafı de Erdoğan’ın söyleyeceği anımsatılıyor.

Medeni Kanun formülü de gündemde

Anayasa değişikliği ile alakalı meydana getirilen toplantılarda ailenin korunmasına ait anayasa değişikliğinden vazgeçilmesi halinde ise Medeni Kanun’da değişim yapılarak “eşcinsel evliliklerin önlenmesi” formülü de gündeme geldi. Bu çerçevede “Evlenme engelleri” başlıklı 129. Maddede değişim yapılabiceleği anlatım ediliyor.

Söz konusu madde, “Üstsoy ile altsoy içinde; kardeşler içinde; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında, kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik bitmiş olsa bile, eşlerden biri ile ötekinin üstsoyu yada altsoyu içinde; evlat edinen ile evlatlığın yada bunlardan biri ile ötekinin altsoyu ve eşi içinde” evlenmeyi yasaklıyor. Evlenme yasağına “aynı cinsiyetten kişiler”in de eklenebileceği anlatım ediliyor.

Muhalefete sunulacak

AKP, hazırladığı teklif metnine, ittifak ortağı MHP ile son şeklini verdikten sonrasında başta yasa değişikliği teklifini hazırlayan CHP olmak üzere, muhalefet gruplarının da görüşüne sunacak.

Sadece başörtüsüne anayasal güvence içeren bir anayasa değişikliğinin, metnin ortaklaştırılması halinde en yüksek oyla ve referanduma gerek kalmadan geçmesi kuvvetli ihtimal olarak görünüyor. Ancak “ailenin korunması” önerisinin muhalefeti bölebileceği yorumu yapılıyor.

Hatta karşıcılık kulislerinde Erdoğan’ın bu öneriyi, “Altılı masada çatlak yaratmak için” koyduğunu savunanlar da var.

AKP’nin seçime giderken, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı olan Saadet Partisi benzer biçimde tutucu tabana sahip partileri tasarruf almaya zorlarken, karşı  çıkan partilere de “eşcinselliği savunuyorlar” söylemi üzerinden hedef alma taktiği izleyeceği yorumları yapılıyor.

Muhalefet “paketten düşürme” taktiği izleyebilir

Kulislerde, AKP’nin, 41. Madde değişikliğinde ısrar etmesi halinde ise muhalefetin bu düzenlemeyi paketten düşürme taktiği izleyeceği konuşuluyor.

Anayasa değişikliklerinin referandum koşullu kabulü için bile en az 360 milletvekilinin “kabul” oyu kullanımı gerekiyor.

Ancak AKP ve MHP’nin sandalye sayısı 335’te kalıyor.

Muhalefet partilerinin, ancak başörtüsü ile alakalı düzenlemelere yardımcı verip ailenin korunmasına ilişkin maddeye ret oyu kullanarak, bu düzenlemeyi paketten düşürmesi olasılık dahilinde görülüyor. 

BBC Türkçe

 

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın