Borsa İstanbul’da ne oldu?: 2022

Merhaba, 

Dünya Gazetesi’nden Şebnem Turhan Borsa İstanbul’da yaşanmış olan, kiminin operasyon adı verdiği vadeli işlemler krizinin ana hatlarını haberinde anlatıyor. Biz de kısaltarak sizlerle paylaşıyoruz.

1- Neler oldu da kriz yaratıldı?

İlk önce temmuz ortasında borsaya bir yabancı talebi olduğuna yönelik açıklamalar yapılmış oldu ve bu yabancının da özellikle bankacılık hisselerine park ettiği belirtildi. TCMB verileri bu yabancı talebinin oldukca zayıf 750 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu gösterse de piyasada fitili ilk bu duyum ve açıklamalar ateşledi. Ardından bankacılık hisseleri hızlı bir ralliye girdi. Bazı aracı kurumların ve birtakım yatırımcıların özellikle bankacılık hisselerindeki yüksek hacimli işlemleriyle borsa bir anda yukarıya doğru hızla hareketlendi. O dönemde analistler bir türlü niçin şimdi bankacılık hisselerinin bu denli süratli yükseldiğine ve tavan tavan gittiğine mantıklı bir izahat getiremedi. Bu işlemlerde ise bazı yatırımcı ve Türk aracı kurumların büyük montanlı emirlerinin olduğu ve kaldıraçlı işlemler için VİOP’un kullanıldığı ortaya çıktı.  Sürü psikolojisiyle bankacılık işlemlerine kaldıraçlı emirlerle alım hücumu başlattı. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati 11 Eylül Pazar günü yaptığı açıklamada “Borsamızdaki yükselişin temelinde ekonomimizin artan üretimi ve istihdam kapasitesi yatıyor” dedi. Fed’in temmuz enflasyon verisi ile Akbank’ın vakfının sadece 8 milyon lotluk satış yapmış olduğu 13 Eylül günü işler bilakis döndü.

2- Hangi hisseler bu zamanda öne çıktı?

5 Temmuz-13 Eylül tarihleri arasında ortalama yüzde 170 oranında olağanüstü yükseliş kaydeden bankacılık endeksi, 12 Eylül’deki zirveden bu yana yüzde 35’in üzerinde, BİST100 endeksi ise yüzde 12 düşüş yaşadı. Yükseliş döneminde de iki amme bankası başı çekiyordu. Düşüşte ise Vakıfbank, Halkbank, TSKB ve Şekerbank hisseleri öne çıktı.

3 – Neden tüm endeksler sert biçimde geriledi?

Kafalardaki bir sual da yüksek hacimli kaldıraçlı işlemlerin 13 Eylül ile başlayan düşüşle ne kadar güvence tamamlama çağrısına maruz kalmış olduğu ve bunun niçin sadece bankacılık hisselerini değil tüm borsayı altı üst etmiş olduğu? Takasbank verilerine bakıldığında güvence tamamlama çağrılarının gün geçtikçe arttığı görülüyor. 9 Eylül’de 868,8 milyon liralık bir güvence kapama çağrısı yapılırken 15 Eylül ile birlikte 1,8 milyar liraya kadar yükseldi. 16 Eylül’de 1,5 milyar liralık, 19 Eylül’de ise 1,4 milyar liralık teminat tamamlama çağrısı oldu. Son üç işlem gününde neredeyse 5 milyar liralık teminat tamamlama çağrısı geldi. Yatırımcılar günlerdir banka hisselerinde satışlarla likidite yaratarak güvence tamamlamaya çalışırken tamamlanamayan teminatlar aracı kurumların üstünde de baskı oluşturdu. Bu da sadece bankacılık hisselerinin değil satılmak zorunda kalan diğer hisse senetlerinin de fiyatlarının gerilemesine ve BİST100’de de düşüş yaşanmasına yol açtı.

4- SPK toplantısında ne konuşuldu?

Tüm bu hareketler küçük yatırımcılar başta olmak suretiyle oldukça büyük bir zararın yaşanmasına yol açtı ve bu noktada SPK önceki gün önce bir kısa yazılı açıklama yaparak ardından da zor durumda oldukları belirtilen aracı kurumlarla bir araya gelmiş olarak çare aramaya başladı. Saatlerce devam eden hatta teknik ekiplerin ayrı bir toplantı bitirdikleri görüşmelerden ise somut bir sonuç çıkmadı. Aslında mevzuya yakın kaynakların verdiği bilgiye bakılırsa piyasanın sıhhatli işlemesine tehdit gerçekleştiren ve sistemik risk haline gelen bu durumun önceki akşamki toplantıda çözülmesi hedefleniyordu. Toplantıda piyasa uzmanlarından edinilen bilgiye özellikle oldukca zor durumda olan 4 aracı kurumun ve piyasanın düze çıkarılabilmesi için Takasbank’ın devreye girmesi yada bankalara kendi hisselerinde geri alım yapmaları üstünde duruldu,  aracı kurumlar nakdi uzlaşma öneri etti. Yani vadeli kontratlarını vade bitmeden vermek ve zararın daha fazla artmasını beklemeden ellerindeki kontratlardan kurtulmak istediler.

5- Yabancı ajansa gelen açıklamanın anlamı ne?

SPK toplantısının peşinden kurumlar sessizliklerini korurken Bloomberg’in haberine gore yetkili, aracı kurumlara ait şu anda sistemik bir risk olmadığını sadece birtakım patronların zarar edeceğini dile getirerek tahta kapatmanın son tercih bulunduğunu ve likiditedeki gelişmelere bakılacağını söyledi.

6- Takasbank niçin güvence oranlarını değiştirdi?

Takasbank dün yaptığı açıklamayla bugünden itibaren VİOP’ta banka hisselerinde yeni teminat oranlarının devreye alındığı, 21.09.2022 tarihinde gün içi ilk risk hesaplama işlemleri sonrasında devreye gireceği deklare etti.  Değişiklikle Akbank’da 160 olan güvence 115’e, Garanti’de 290’dan 205’e, Halkbank’ta 130’dan 90’a, İş GYO’da 365’ten 200’e, İş Bankası’nda 120’den 85’e, Şekerbank’ta 50’den 40’a, TSKB’de 65’ten 45’e, Vakıfbank’ta 120’den 95’e, Yapı Kredi’de 85’ten 70’e indirildi. Uzmanlar, güvence gereksinimini azaltıldığı için güvence çağrılarında bir miktar rehavet yaşanabileceğine işaret etti. Bu adım atılmasının ardından bankacılık hisselerinde yukarı yönlü hareket hızlandı ve endeks yüzde 3 primi aştı.

7- Nakdi uzlaşma olmazsa ne olabilir?

Nakdi uzlaşmaya otoritenin izin vermemesi niteliğinde vade sonucunda kontratı teslim ederek hisseyi almak zorunda kalacaklarını vurgulayan uzman, bu durumun ise Şekerbank, Vakıfbank benzer biçimde halka sarahat payı düşük olan bankalarda bir kurumun halka aleni payların hepsine haiz olması sonucunun doğacağını söylemiş oldu. Bunun da bir anomali oluşturacağına dikkat çeken uzman tek mantıklı menfaat yolun nakdi uzlaşma gibi göründüğünü belirtti.

8- Neden bankacılık kaldıraca uygun değil?

Piyasa uzmanları soluksuz yükseliş zamanlarında da bankacılık hisselerinde bu denli iştahlı hareketleri anlamlandırmakta zorluk çekmiş ve yatırımcılara uyarılarda bulunmuştu. Bankacılık sektörünün diğer sektörler şeklinde olmadığını vurgulayan uzmanlar bilançosu, regülasyonu, kredi büyümesi, faizleri sürekli bilinen ve fazlaca sürprize açık olmayan sektörün kaldıraçlı işlemler için de uygun olmadığını dile getirdi.

9- Dalgalı seyir nereye kadar devam edecek?

Piyasa uzmanları çarenin yine piyasa mekanizması arasında arandığını ve kamunun elinin hissedilmesinin ise piyasaya itimat verdiğini ifade etti. Ancak hemen bugün yarın ortalık durulur yorumu yapmak mümkün değil. Özellikle dün de en oldukca düşenlerin zirvesinde yer alan hisselerdeki seyir ve teminat tamamlama çağrılarının karşılanıp karşılanamayacağına nazaran oynaklığın devam edebileceğine dikkat çeken piyasa uzmanları her ne kadar borsadaki hareketler küresel gelişmelerden bağımsız olsa da Fed’in bugünkü adımı ondan sonra küresel piyasalardaki hareketin de oynaklığın dalga boyunu artırabileceği görüşündeler.

Haberin hepsi burada.

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın