Çetin Ünsalan: Faiz artırınca enflasyon düşer mi?: 2022

Merhaba, 

Enflasyon… Bugün dünyanın başındaki en büyük problem olarak yaşanıyor. Bu mevzuyla ilgili arka arkaya önlemler alınarak, dünyanın bir oldukça yerinde de faiz artışlarına gidildiğini görüyoruz.

Kendi ekonomisi gereği, Çin şeklinde birtakım ülkelerin farklı strateji izlediği görülse de, bunun genel bir ekopolitik yaklaşımın parçası olduğunu unutmadan dünyanın genelinin faizleri hızla yükselttiğine şahit oluyoruz.

Biz ise fazlaca farklıyız. Çünkü başlangıcında ekonomist bulunduğunu anlatım eden bir kadronun, ekonomi kurallarını alt üst ederek ‘faiz niçin, enflasyon sonuçtur’ teziyle ortaya çıkmasına paralel, faizi düşürerek enflasyonu da aşağıya çekeceğimize dair bir iman içindeyiz.

Öncelikle yine altını çizeyim ki, ürem düşerse enflasyon düşmez. Çünkü bu ikili içinde bir nedensellik aranacaksa, söylendiğinin aksine ürem enflasyonun bir sonucudur. Nitekim her şeyi bir kenara atıp ancak bu ikili üstünden oynanmasına, faizin düşürülmesine karşın, enflasyonda zamanı zirvelere doğru koşuyoruz.

Fakat bundan daha tehlikelisi var. Ortaya bir sav atılmış olabilir. Gerçekleşmediği de gözle görülebilir. İktidar bundan ders almıyor da olabilir. Ama daha riskli olan, yağcılık yapmak uğruna cehaletini teslimiyet için kullananlardır.

Bunun en son örneği, iktidara yakınlığıyla malum Yeni Şafak Gazetesi’nin haberinde ortaya çıktı. Gazete ‘Faiz artırınca enflasyon düşmedi’ başlığıyla bir haber yapmış oldu. Haberin sadece spotunu paylaşmak isterim.

“Türkiye’nin faizi düşürmek için yapmış olduğu her hamle faiz lobisinin itirazıyla karşılaştı. Yüksek faiz, ‘düşük enflasyon’ için olmazsa olmaz koşul ve değiştirilemez iktisat kuralı olarak sunuldu. Ancak Kovid-19 etkisiyle yükselen enflasyonu düşürmek için faize sarılan ABD ve Avrupa ülkeleri umduklarını bulamadı. Faizi ne kadar yükseltseler de son 30-40 senenin enflasyonunu yaşıyorlar.”

Türkiye’nin faiz arttırarak ayrıştığının belirtildiği, Arjantin’in ise en çarpıcı örnek olarak sunulmuş olduğu haberde bir nokta atlanılmış. Velev ki bu ülkeler faiz artırarak enflasyonu düşüremedi ve başarısızlar. Faizi düşürerek enflasyonu düşüremeyen Türkiye, enflasyon oranlarında Arjantin’in önünde aleni ara dünya birincisi. Onu ne yapacağız?

Yani onların başarısız olması, bizim başarıya ulaşmış sayılacağımız anlamına gelmiyor ki… Zira temelde bir yaklaşım yanlışı var. Faiz düşürünce enflasyon nasıl düşmüyorsa, faiz yükseltince de enflasyon düşmez.

Anlamadıkları şey, bu ikilinin arasındaki ilişkinin bire bir olmadığıdır. Dünya ülkeleri, ekonomiyi soğutmak ve dolaylı yoldan enflasyonu dizginlemek için, bir takım önlemin parçası olarak faiz yükseltiyorlar. Yoksa bizdeki şeklinde hiç bir şey yapmadan faizi düşürerek, enflasyonun artış hızının da şalter misali azalacağını iddia etmiyorlar.

Faiz niye yükseltilir? Enflasyonun bir tık üstünde tutulur ki, insanlar birikimlerini değerlendirirken, farklı enstrümanlara yönelmesinler, o para biriminde kalsınlar ve toplanan mevduat da gerçek sektöre kredi olarak yönlendirilsin, bu sayede üretim yapılsın ve yaratılan zenginlik ve refahla da enflasyonda gevşeme olsun. Normal şartlar altında budur. Böylesi dönemlerde ise ekstradan kredi kullanımı azalsın ve talebin frenlenmesiyle aşırı tüketim önlensin ve bu da enflasyonla mücadeleye katkı sağlasın diye düşünülür.

Fakat siz bizdeki benzer biçimde üretim yerine ithalatı tercih eder, amme gelirlerini buradan sağlamaya yönelir, üzerine de faizi düşük tutup, borçlu halinize bakmadan finansmanı da yabancı paraya muhtaç hale getirirseniz, ekonomiyi soğutmadığınız benzer biçimde, dövizi zıplatır, enflasyona negatif katkı yapmasına neden olur, piyasa faizleri daha yüksek olduğundan üretimi de finanse edemez, maliyetlerin yükselmesine neden olur, bir yandan da insanların satın alma gücünü eritirsiniz.

Tartışma bu kadar basitken, bir şalter mantığıyla ‘faizi yükselttiler ama enflasyondan kurtulamadılar’ diye embedded habercilik yapmak da nedir? Nedir biliyor musunuz? Bakın Fransız yönetmen, senarist, oyuncu Sacha Guitry’nin bir sözü vardır; yanıtı ondan gizli saklı. Der ki: “Cehalet her zaman, kendisine hayran olmaya hazırdır.”

 

cetinunsalan@yahoo.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın