Çetin Ünsalan: Resimdeki farkı bulun: 2022

Merhaba, 

Ekonomiyi embedded tadında yorumlayanlar için nefis bir bulmaca var ortada. Hani eskiden bulmaca köşelerinde iki fotoğraf arasındaki bilmem kaç farkı bulun bilmeceleri vardı ya; onun şeklinde.

Herkes dolar ve avro’nun eşitlenmesini konuşuyor. Halen rekabet edebilirlik açısından AB ekonomisinin aleyhine bir konum olmakla birlikte bunun önümüzdeki süreçlerdeki ürem başta olmak üzere enerjiden büyümeye farklı açılımlarla bozulacağı aleni.

Muhtemelen de biraz daha geç hareket eden ve enerji krizini daha yüksek perdeden yaşayarak resesyona önce gireceği görünen AB’nin para birimi üzerinde tekrar eksiye dönen bir resim görmemiz olası.

Çünkü ortada bir ekonomik düzelmeden veya sorunların çözülmesinden kaynaklanan bir avro değerlenmesi yok. Aksine doların hafta bazında yüzde 3 değer kaybetmesiyle eşitlenen bir konum olduğu görülüyor.

Burada nasıl yapay bir kıymet trafiği yaratıldı farkında mısınız? Tüm ekonomik gelişmeler ve problemler bir kenara bırakıldı, resesyon endişesiyle FED’in faiz artırımlarından vazgeçeceği değil, 75 baz puan yerine senenin sonucunda 50 baz puan arttıracağı ihtimali üstünden yürünüyor.

Gerçekten bir komediye döndü artık bu iş. Bir tarafta Amerika kurmaylarının ve FED yönetiminin minimum Mart ayına kadar tavizsiz gideceğine yönelik söylemleri göz ardı ediliyor; bir taraftan da ürem artırımının durmasını fiyatlayamayanlar, ürem payı üzerinden kazanç peşine düşüyor.

Öncelikle korku ABD, AB yahut dünya ekonomisi açısından resesyon değil. Bir defa daha hatırlatayım ki bu eşik aşıldı ve stagflasyon sesleri ile ilgili endişeli bir süreç takibi var.

Ama finans piyasaları bu şekilde işleri sever. Çünkü dalgalanma olacak ki para kazansınlar. Yoksa probleminin varlığı da, çözümün zorluğu da, jeopolitik riskler de her hangi bir müspet duruma işaret etmiyor.

Ya 50 baz puan arttırırsa? Artırsa ne olacak? Böylesine bir bahaneye çocuklar bile gülüyor artık. Bari Z kuşağı adına daha yaratıcı sahte söylemler türetin. Onlar bunlara sadece gülüyor. Eski kuşaklar ise alıştı ve umursamıyor.

Yani çarşı karışık. Peki görünüm böyleyken dönelim bizim bulmacaya… Dünyada geçen hafta şu yada bundan dolayı yüzde 3 değer kaybeden dolar, niçin bizim ülkemizde değer kazanarak kendisini 18,60’ın üstüne attı? Daha kısaca iyi mi attı?

Bir diğer sual ise şu: Herhangi bir şey yapmadan dolar karşısında değer kazanan avro, bizim paramız karşısında nasıl değer kazandı? Hatta kazanılan bu değere rağmen parite, neden ihracatçının kaybı ile alakalı bir değişim getirmedi?

Soru bir ihtimal basit, cevabı da uzun olabilir ama, kısa ve öz bir biçimde yanıtlayalım. Bu iki resim içinde çok fark gözükse de ortak bir nokta var ve o da bizi anlatıyor:

Türkiye ekonomisi hem kendisinin, bununla birlikte dünyanın gerçeklerinden tamamen koptu. Doktor da ‘ne yerse yesin’ dedi; Bakan da sağda solda bunu başarı diye anlatıyor. Garip; fazlaca ilginç.

cetinunsalan@yahoo.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın