Çetin Ünsalan: Yeni dünya, eski kafa: 2022

Merhaba, 

Dünya yepyeni teknolojileri, yaklaşımları, bunlara bağlı olarak yeni kırılımları konuşuyor. Her yüzyılın ilk çeyreğinde olduğu benzer biçimde paylaşım savaşları yaşanırken, yeni bir endüstri devriminin etkileriyle pozisyon almaya çalışıyor.

Peki tüm bunlar yaşanırken bizde konuşulan konulara ve sorunlara bakın. Konut sahibi olabilmekten bahsederken kira ödeyemez noktaya geldik. Geçim derdini aşmaya çalışırken, banka borçlusu bireyler haline dönüştük.

Yepyeni meslekler ortaya çıkarken, meslekin öğrenim sorununu halletmemiz gereğinin üstünde duruyoruz. Dünyada insanoğlu uzayda yaşamanın metotlarını ararken, ülkesini terk etmiş, hatta düşmanla ortaklık yapmış bir yöneticiyi savunacak kadar hamasetin içinde boğulduk.

Yönetişim konuşulurken, kimseyi dinlemez bir tavırla bildiğini okuyan siyasetin gölgesinde, bilimsel gelişmelere katkı sağlayıp elini güçlendirmeye çalışan ekonominin gölgesinde bilimi kendimize uydurmaya uğraşır noktaya geldik.

İşte bu şartlar altında arkadan gelen bir kuşağa hitap edilemediği, yöneticiler kendisini geliştiremediğini, vizyon adı altında siyasetçilik oynadığı bir ortamda eski kuşakların duygularını okşayarak gün geçiriyoruz.

2 binli yılları emek yoğun sektörlerle ve ucuz işçilik ile geçiştiren, bu noktada kapital yapmış olup, bugün feza çalışmalarında rakip olan Çin’in bile uzağına düştük; modası geçmiş Çin modelinde çare arayıp, işin içinden çıkamayınca da işsizliği reddeder hale geldik.

Kısacası Türkiye’de de dünyada olduğu gibi fazlaca şey değişiyor. Değişmesi gerekiyor. Fakat geçmiş yüzyıldan kalan bir politika anlayışı, 100 yıl öncesinin kavgasını yaparken, yarına ilişik çaresizliğini itiraf edercesine bir tavırla karşımızda duruyor.

Bunu eleştiren Z kuşağını bile ‘gidersen git’ diyerek ya da çocuk diye öteleyerek nasıl bir çürümüşlük arasında olduğumuzu gösteriyoruz. Peki bu yaklaşım iyi mi hayat buluyor?

Aslında sorulması gereken sual bu. Çünkü yanıt burada gizli saklı. Son teknolojiye kullanıcı olarak rahatlıkla adapte olan bir memleket, nasıl oluyor da siyaseten her şeyin uzağına düşüyor.

Ülkemizde ekonomik problemler fazlaca büyük ve derinleşiyor. Ama aradığımız yanıt cebimizdekinde değil, kafamızdakinde gizli saklı. Geçim sorununu, katma kıymetli üretim problemini, kalifiye iş gücü ihtiyacının teminini, kayıtdışı ekonomiyi önlemek isteyen bir ülke siyasetin kayıtdışı gerçeğini değiştirmediği sürece yeni dünyada eski kafayla uğraşmak zorundadır.

Dünya robot teknolojilerini konuşurken vasıflı insan kaynağından laf ediyor; biz en iyi cep telefonlarını kullanırken telefonun bir bilgisayar haline dönüştüğünü anlayamayan insanların faturasını ödüyoruz. Yazık oluyor ülkeye…

 

cetinunsalan@yahoo.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın