Doç Dr Evren Bolgün: Türkiye’de Temiz Eller Operasyonu Gerekiyor!: 2022

Merhaba, 

Son 2 haftadır ilk poizsyon hazırlıkları Temmuz başlarına kadar giden sadece operasyona girişmeden ilkin yeterince mal stoklandığı Ağustos ayında yoğun bir biçimde geçindiren ve sonunda operasyonun patlatıldığı Eylül ortasına kadar yaşananları size söylemeye gayret sarf ediyorum. Nitelikli bu operasyonun içine dahil olan taraflar ile beraber manipülasyon yapıldığını da alakalı yasa maddeleri desteğinde geçen haftaki “Borsa’da Temizlik Operasyonları” başlıklı Para Analiz yazısı içinde detaylıca anlatmıştım.

https://www.Paraanaliz.Com/2022/yazarlar/doc-dr-evren-bolgun/doc-dr-kainat-bolgun-borsada-temizlik-operasyonlari-g-38087/

Bu haftaki yazıya seneler öncesinde İtalya’da gerçekleşen “Temiz Eller” başlıklı operasyonu sizlere hatırlatarak adım atmak isterim.

Temiz Eller (İtalyanca:Mani pulite), 1990’larda İtalya’da siyasi yolsuzluklarla ilgili ulusal çapta meydana getirilen bir yargı soruşturmasıydı. Operasyon, “Birinci Cumhuriyet”‘in sona ermesine yol açtı ve birçok siyasal partinin ortadan kalkmasına niçin oldu. Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler. Operasyondan görevli başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.

Bazı hesaplarda, 5,000’e kadar kişi şüphe altına girdi. Bir noktada, İtalyan Parlamentosu üyelerinin yarısından fazlası hakkındaki iddianame düzenlendi. Yolsuzluk suçlamalarından ötürü 400’den fazla kent ve belediye meclisi feshedildi. Büyük devlet sözleşmeleri için teklif veren İtalyan ve yabancı firmalar tarafınca 1980’lerde yıllık olarak ödenen rüşvet tahmini ücreti 4 milyar dolara (74 Milyar lira) ulaştı.

Bu araştırmalarla ortaya çıkarılan yozlaşmış sistem genellikle “Tangentopoli” olarak anılmıştır. Bu terim, “telafi” anlama gelir ve bu bağlamda kamu işleri sözleşmeleri için verilen komisyonlar anlamına gelen tangente ile kent anlamındaki poliden gelmektedir.

Kentsel (Rantsal) Dönüşümler, İmar Değişiklikleri, Altyapı, Üstyapı Kamu Yatırımları,…vs. Benzer biçimde devletin ekonomi içinde hakimiyetini sürdürdüğü bir fazlaca alanlarda yaşanmış olan rüşvet ve yolsuzluk haberlerini tertipli olarak duymaya alışmıştık. Haliyle sürekli yasa, yönetmelik, tertip değişiklikleri ile yolsuzluk/rüşvet çarklarının daha rahat döndürülmesine çalışılınca Türkiye’de kimse hiç kimseye güvenemez durumdadır. IPSOS tarafından 2022 yılı içerisinde meydana getirilen çalışmaya nazaran “Türkiye’de İnsanlar Birbirine Güvenmiyor, Halkın Sadece %14’ü Karşı Tarafa Güvenebilir” fikrine katıldığını beyan etmiştir.

Ipsos inceleme firması, 75 yaş altı 22 bin 534 yetişkini baz almış olduğu ankette toplumsal güven eğiliminin düştüğünü açıkladı. Küresel olarak, başkalarına güvenme eğilimi üniversite eğitimi almış kişilerde yükselirken, evli yetişkinlerin evli olmayanlara göre öteki insanlara güvenme olasılığının da daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Birbirine minimum güvenen ülkeler içinde Türkiye ilk sıralarda yer ediniyor.

 

Ülkelerde Toplumsal Güven Oranı

Kaynak: IPSOS

Borsa İstanbul (BİST) ve Vadeli İşlem Opsiyon Piyasası (VİOP) üzerinden yürütülen nitelikli ve bilgili bir şekilde sermaye piyasasından görevli paydaşları da içerisine katarak 2 ay kadar devam eden manipülatif eylemler önümüzdeki dönemde İtalya’da geçmişte olduğu gibi “Borsa’da Temiz Eller Operasyonu” benzer biçimde başlatılarak reel sorumlular maddi & yönetimsel cezalara çarptırılmayacak olursak eski tas eski hamam anlayışı ile yolumuza hepimiz bize kaldığımız yerden de artık devam edemeyeceğiz.

Sosyal medya’da sektörün içinde yer alan, yıllarını finansal piyasalara vermiş olan duayen bir avuç adamın yazdıkları çerçevesinde yatırımcılar 2 aydır olanları anlamaya iş yapmaktadır. Ekonomi basınında ve görsel medyadakilerin yeniden 3 maymunu oynadıklarını görüyorum. Buzdağının sadece üzerindekileri okuyucularına aktarmaya çaba sarf etmektedirler. Ancak sorunun büyüğü esasında buzdağının altında bekletilerek zamana oynanılmaktadır. Dünya’da finans piyasaları temelde 2 faktör üzerine inşa edilmiştir. “Güven ve Şeffaflık” Yazılarımda bir çok sefer bu 2 kavrama atıfta bulunuyorum. Zira Türkiye’de en mühim kavramların içlerini boşaltarak şekilsellikten öteye gitmeyen bir yaklaşım tarzımız bulunmaktadır.

14 Temmuz 2022 günü en düşük 2580 seviyesini bulan XU030 Endeks Vadeli Kontratı (F_XU0300822) 13 Eylül günü en yüksek 4424 endeks seviyesine 2 ay içerisinde +%71 nominal bazda +%710 (ortalama x10 kat kaldıraçlı) yükseliş gerçekleştirmiş oldu.

 

XU030 Yakın Vade Endeks Kontratı (Temmuz-Eylül 2022)

 

Temmuz ortasında süregelen bu operasyon neticesinde BIST Spot piyasasındaki banka hisselerinde yaşanmış olan %100-%450 arasındaki yükseliş hareketleri neticesinde bu hisseleri portföylerinde taşıyan minik yatırımcılar fiyatlar oldukca yükseldiğini düşünerek Ağustos başlangıcında BİST Spot tarafında SATIM yaptıklarında veya biraz daha nitelikli küçük yatırımcılar Ağustos başlarında alakalı banka hisselerinde AÇIĞA SATIŞ işlemleri yapmak suretiyle pozisyon açtıklarında veya daha da kalifiye ustalaşmış küçük yatırımcılar VİOP piyasasında aynı banka vadeli kontratlarında SATIM yönünde kaldıraçlı pozisyon açtıklarında meydana gelen kalifiye operasyondan organik olarak habersizlerdi!

13 Eylül tarihinde operasyonu yürütenleri ve alakalı aracı kurumları rahatlatmak için Takasbank tarafınca başlangıç teminatı/kaldıraç nispet değişikleri devreye sokulmuştur. Ancak o tarihe kadar 1.5 ay boyunca spot piyasada her gün +%10,+%10,+%10.. Benzer biçimde, vadeli piyasalarda da ortalama +%100,+%100,+%100..şeklinde yaşanan yükselişler laf konusu iken piyasalarda düşüş yönünde SPEKÜLATİF pozisyon almış olan yatırımcıların yatırımları da hızla eritilmiştir.

Ağustos ve Eylül ayı başlarında amme tarafında mesuliyet sahibi olması gereken görevliler BİST’deki yükseliş hareketinden vatandaşın daha çok yararlanması icap ettiğini öne sürerek herkesi Borsa’ya çayır etmekle meşgul vaziyetteydi.

Hatırlanacağı üzere Türkiye’de yaşanmış olan 2001 finansal krizi öncesinde BİST piyasasındaki etken hesap sayısı ilk defa 1 Milyon adetin üzerine çıkarak daha sonra 1.3 Milyon civarında 20 yıla yakın bir müddet boyunca kayda kıymet bir büyüme kaydedememiştir. 2020 başında ortaya çıkan Covid-19 pandemisi ile birlikte hepimiz evlere kapanınca özellikle genç yatırımcıların borsa ile tanışması sonucunda yatırımcı sayısını 2021 yılında 2.4 Milyon yatırımcıya kadar çıkarmıştık. BİST tarafında 2022 yılında gerçekleşen yükseliş döneminde ise, yatırımcı sayısını 2.4 Milyondan 2.68 Milyona yaklaşık +220 Bin yeni yatırımcı ile arttırdık.

 

Pay Senedi Piyasa Değeri & Yatırımcı Sayısı

Kaynak: MKK

 

Borsalarda son 2 ay içerisinde gerçekleştirilen bu rezalete uzun süre seyirci kalan yetkililer ve ilgili otorite sahibi olması gereken kurumlar acaba bu resme bir dakikalığına bakarak bitirdikleri kritik yanlışlar sebebi ile yatırımcı sayısının gelecek yıllarda niçin daha fazla artmayacağını da bir defa daha düşünebilir mi?

Takas İstanbul tarafınca hergün yayınlanan “Teminat Tamamlama Çağrısı Raporu” grafiğinden de anlaşılacağı suretiyle, 15 Eylül 2022 tarihinde 1.8 Milyar TL’ye yaklaşan günlük teminat açığı (kümülatif 8 Milyar TL) söz mevzusudur. İlerleyen günlerde Borsa’da gerçekleştirilen aracı kuruluş finansmanları, özel buyruk ile aracı kuruluş pay eşleştirmeleri, banka hisse senedi geri alımları, başlangıç teminat azaltımı, Takasbank pay teminatı karşılığı kredilendirmesi..Vs benzer biçimde yöntemlerle büyük sıkıntı zamana yayılarak çözülmeye çalışılmaktadır.

 

Teminat Tamamlama Çağrısı Raporu

Kaynak: Takas İstanbul

BİST spot piyasada pay senetlerinde ALIM, aynı vadeli hisse kontratlarında VİOP’da SATIM pozisyonları açmış olan Arbitrajcı Yatırım Fonlarının ve Kurumsal Yatırımcıların açıkta kalmaması için VİOP’daki vade sonu Fiziki Teslimat kuralının değiştirilerek Nakdi Uzlaşma yönteminin tercih edilmemesi konusunda yetkilileri uyaran piyasa profesyonellerine de ayrıca teşekkür etmeliyiz. Piyasanın işleyişinin tamamen bozulduğu ortamda bir de mevcut kuralları değiştirdiğiniz taktirde bundan hemen sonra hiçbir şeye itimat kalmayacağını bilerek hareket edilmesi gerekiyordu. Yaşanan problemler neticesinde en azından bu aşamada basiretli bir karar da çıkmış oldu.

Yazının başlığında söylediğim lafı yine etmek isterim. Türkiye’ye Temiz Eller Operasyonu Gerekiyor. Ancak bu tür operasyonların ancak BİST ile sınırı olan kalmaması gerektiğini de vicdan sahibi ve ahlaklı her bir Türk vatandaşı fazlaca iyi biliyor.

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın