Erol Taşdelen: Merkez Bankası bankaları 4 mevzuda neden uyardı?: 2022

Merhaba, 

TCMB 31.10.2022 tarihinde bankalara uygulamaları ile ilgili bir yazı göndererek 4 mevzuda uyarıda bulundu. Peki TCMB buna niçin gerek duydu? Bu ikazlar ne idrak etme geliyor? Sonuçları ne olur?

Resim

TCMB’nin Bankaları uyardığı ve son verilmesini istediği dört tatbik şöyleki:

1- Kredi kullanan müşterilerin elde ettikleri fonları kur korumalı mevduatta değerlendirilmesine izin verilmesi

Bazı bankalar müşterilerine; “Döviz artışı fazla olacak dolayısı ila TL kredi kullan, KKM açarız, kur artışı farkından Hazineden gelecek para ile kredi faizini fazlası ile karşılarsınız” diye müşterilerini ikna edip KKM açan bankalar bu sayede Nakit Karşılıklı krediler ile risksiz kredi sattıkları şeklinde; karşılıklar kararnamesini de dolaylı yoldan delmiş oldu. Üstelik, TL Mevduatı artırarak rasyoları tutturup komisyon cezasından da kurtulmuş oldular. KKM’lerin ne kadarının bu halde olduğu ile alakalı veri ise hemen hemen yayınlanmadı. TCMB uyarıda bulunma gereği duyduğuna bakılırsa ciddi bir ücrete erişmiş durumda anlamına gelir.

2- Kredi kullanan müşterilere kredi konusu fonların bir kısmının yada tamamının bir müddet vadesiz mevduat olarak değerlendirilmesi yükümlülüğü getirilmesi

Bunu ilk yazanlardan olduk. Başta GARANTİ BBVA ve YAPI KREDİ olmak suretiyle yazdığımız şeklinde  hızlı bir şekilde Ticari kredileri bu koşullara bağlayan bankalar oldu. Daha sonrasında yazdığımız benzer biçimde AKBANK, QNB FİNANSBANK şeklinde bankalar da bunlara uydu. İŞBANK benzer biçimde bu uygulaya içerisine girmeyen; bankalardan olarak koşullar mutlaka müşterilere açtığı kredi limitlerinin arkasında oldu; fırsatçılık yapmış olup Genel Kredi Sözleşmelerde olmayan ek koşulları müşterilere dayatmayan bankalar oldu.  TCMB bu şikayetleri ve somut verileri dikkate alarak uyarıda bulunma gereği duydu, bundan dolayı bu uygulamaların yasal dayanağı da bulunmuyor. Kredinin bir bölümüne el koyup kredi kullandırılması ister istemez TCMB Müfettişleri ve BDDK Murakıpları raporlarına yansıdı. Bu da TCMB’nin ihtar metnine yansıdı. Ticari şirketler uygulamanın pratiğe yansımasını da görmek istiyor. Zira, bu uyarıdan sonra bloke edilen yada vadesiz hesaplarda tutulan kredilerin de müşterilerin kullanımına açılması gerekiyor. Konuya BDDK’nın da dahil olması yönünde beklentiler artmış durumda.

3- TL mevduat kaynaklı yükümlülüklerden kaçınmak için piyasa mevduat faizlerinin oldukça üstünde oranlar ile TL mevduat toplanması

26-27-28 Ekimde AKBANK Tasarruf yeni mevduat aylık ürem oranını %29 kampanyası yapmıştı ve doğrudan dikkat çekerek medya haberlerine de yansımıştı. TCMB bu tip ani mevduat ürem artışının “domino etkisi” yapıp piyasayı bozmaması için ihtar yapmak mecburiyetinde bırakıldı. Zira bankalar her ay uygulayacakları en yüksek mevduat ve kredi faiz oranlarını TCMB’ye bildiriyor. Üstelik AKBANK benzer biçimde bir bankanın Piyasa Yapıcı Bankalar içinde yer alması TCMB’yi rahatsız etmesi normal.  TCMB uyarısı ile bu ani ve anormal mevduat faiz artış davranışların önünü kesmeyi hedefledi. Böyle bir dalga uygulanan ekonomi politikasının direkt çöküşü anlamına geliyor.

4- Yurt dışı yerleşik bankalar ile off saatlerde yüksek tutarlı döviz alım satım işlemleri gerçekleştirilmesine devam edilmesi

Mayıs ayında Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankalardan döviz işlemlerini piyasanın likit olduğu saat 10:00-16:00 saatleri içinde gerçekleştirilmesini istedi. Bunda gaye bilhassa likiditenin düşük olduğu saatlerde TL’deki oynaklığın azaltılmasının amaçlanmış, spekülatif döviz hareketlerindeki oynaklığın engellenerek Döviz Piyasasındaki bozulmanın önüne geçmekti. Özellikle son haftalarda birtakım bankaların bu saatler haricinde yüklü döviz işlemeler yapması TCMB’nin dikkatinden kaçmadı.

Erol TAŞDELEN – Bankacılık Uzmanı – Ekonomist      www.Bankavitrini.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın