FÖŞ yazdı:  Ekonomide yaz yağmuru değil bunlar: 2022

Merhaba, 

Eşimle 2 hafta Cunda Adası’nda dinlence yaptık, şimdi bayat ekmeğe talim ederek, bir sene kredi borcumuzu kapatmaya çalışacağız. Ama olsun, değerdi, bu sebeple bizlerden fazlaca daha kötü durumda olanları görerek, Odin’e şükrettik. Malum, artık Türkiye’de “celebrity” veya “sosyete” sınıfının önde gelenlerinden biriyim. Cunda’da da halkımla kucaklaştım, onlardan akan sevgi selinde yıkandım. İlk gece karşıma çıkan, daha yani yakamdan tutarak beni sert bir halde silkeleyen bir hayranım “Ulan, yaz bunları, yaz” diye haykırdı. “Dün gece hanım ve iki çocukla yemeğe çıktık. İçki bir duble rakı, fatura TL1.500, ben nasıl kente döneceğim şimdi?”  Cunda’da esnaf ziyaretlerini de eksik etmedim tabi ki. Zaten TEKEL dükkanı sayısı da fazla değil. Duyduğum en trajik yorum “Vergi ve bankaya çalışıyoruz, Abi” oldu bir kadın esnaftan. Ondan bir kasa 21 senelik viski alarak maddi destek sağladım. 2 Ayvalık tostu, bir Diet Kola’ya (eşimle paylaşarak tasarruf yaptık) TL150 isteyen kadın kasiyer de oldukça utanmıştı. “Ciro mükemmel” dedi, “Sonra mal almaya gidiyoruz, ciro yetmiyor, eşten-dosttan borç alıyoruz”.

Belki de zıvanadan çıkan enflasyon ve gittikçe derinleşen yoksulluğun en güzel örneği Türk kahvesi eşliğinde ikram edilen 50 gramlık pet suydu.  Evet, yanlış duymadınız, sadece 50 gram. Kendimi Hobbit zannettim, fakat bu sıcak havada votkayı fazla kaçırmaktan da kaynaklanabilir.

Enflasyon vatandaşı pençesine aldı ve cendere gibi sıktıkça sıkıyor. Hala enflasyonla mücadele ettiğini ve etmeye devam edeceğini söyleyen  hükümet de halkın yarasına tuz basıyor. Sevgili Nebati Abim, “sene sonunda düşer” derken, Ömür Boyu Önderim RTE de “Sabredin, 2023 başında kurtulacağız bu beladan” diye gaz veriyor. Sanırım bu umutların deposu ekonomide kötü karakter rolünü Berat Albayrak’tan başarıyla miras alan TCMB Başkanı Kavcıoğlu. Çünkü, söylenenler onun Enflasyon Raporu’nda yer alan aşağıdaki meşhum diyagramı ile örtüşüyor.

Bu bir hayal. Enflasyon sittin yıl düşmez. Sebepleri de rahat. Sadece 2 tanesini anlatacağım. Resmi Yİ-ÜFE %145, TÜFE %80. Zaman içinde hangisi ötekine “yakınsar”?  Ekonomik kurama nazaran cevap kolay. Diğer değişkenler durağan kalmak üzere, iç talep düşerse, Yİ-ÜFE TÜFE’ye doğru geriler. Büyüme devam ederse, şirket kar marjını geri almak için zamlı satış yapar.

Bir başka deyişle, ekonomide barsaklarımızı delecek bir resesyon yaşanmazsa, TÜFE Yİ-ÜFE’ye doğru ivmelenecek. Böyle bir resesyon olası mü?  RTE’nin seçimden önce resesyondan kaçınmak için her çareyi deneyeceği kati. Nitekim, Temmuz ISO imalat sanayi PMI daralma bölgesinde hayatını sürdürse de, hem imalat endüstri hem de hizmetleri kapsayan MUSIAD-SAMEKS 54.6’a çıkarak ekonomik aktivitenin çok hızlı olmasa da genişlediğini gösterdi. Yaz döneminde kuvvetli gezim geliri ve sene-ortası zamlarının harcanmasıyla büyüme süre gelir.

Fakat, RTE’nin kontrolü haricinde iki risk var. İlkin, Kavcıoğlu artık sanayici ve tüccarı hasım belledi, bundan dolayı kredi vereni falakaya çekecek. Aşağıdaki grafikte kredilerin iyi mi yavaşladığını ve faizlerin nasıl yükseldiğini göreceksiniz. Bu trend devam ederse, krediye susayan iş kesimi havlu atar. İşte, artık basının ekonomi sayfalarında sıklıkla duyduğunuz “ani duruş” ifadesi bu riski betimliyor.

 

 

İkinci risk artık her an nefesini ensemizde hissettiğimiz kur şoku. Eli kulağında, bundan dolayı  hükümetin devamlı sızdırdığı “Yakında dışardan $50-60 milyar gelecek” haberleri külliyen gerçek dışı. Bu tür kaynağı sadece IMF verebilir. Vatandaş dışardan kaynak gelmeyeceğini anlar anlamaz, dövize saldırabilir. Dövize saldırı senaryosunun ikinci “varyantı” ise   bankaların yükselen dolar ve Euro mevduat faizlerinin KKM’den mevduat emmesi.

Bunlar şoklar, her an vurup bizi vurgun yemiş dalgıç misali yere serebilir. Bir de dış açık var ki, kangren gibi. Bir gün kol kesilecek, ama ne zaman tam bilmiyoruz. Temmuz öncü verilerine göre dış açık aylık $10 milyar. Benim naçiz hesabım turizmden yaz aylarında ortalama $7 milyar gelir. Yani, dış aleni Temmuz temposunda sürerse, cari dengede deforme hızlanır.

Niye bu kocaman dış tecim açığı?  Sayın Kavcıoğlu’na bakılırsa, tek nedeni yükselen enerji ve emtia ithalatı faturası.  Bu kısmen doğru. Hatta, enerji ve altın dışı dış tecim dengesi fazlada, fakat yeterli değil, bu sebeple iç talebi test edemediğimiz sürece, her ürün ve hizmetin girdisi olan enerji ithalatını da sınırlayamıyoruz. Dış tecim açığının temel sebebi düşük faiz. Tüketimi öne çekiyor, halkı tasarruftan konut ve araba gibi aptalca enflasyon sigortası yatırımlara yönlendiriyor. Bu rahatsızlık Brent $50/varile düşse de dış ticaret açığının sıkıntı olarak kalması sonucunu doğurur. Zaten öyle bir ihtimal de yok, Brent yaz rehaveti arkasından herhalde $100-125 bandına yerleşirken, kışın organik gazdan öyleki bir ithalat faturası gelecek ki, Antep biberi yemiş gibi gözlerimizden yaş gelecek. Ek olarak, AB artık resesyonda, kışın iyice duracak. İhracatımızın %50’si AB’ye gittiğine nazaran, ihracat da sekteye uğrayacak.

Son olarak da Eylül-Aralık döneminde yüklü dış borç yenilemesi var. Sistemde tuttuğu döviz spekülasyon konusu olan şirketler borçları yenilemez, itfa eder. Bankaların da döviz kredisine ihtiyacı azca, bundan dolayı kredi/mevduat payı %100’ün altında. Tüm bunları birleştirdiğimizde önümüzdeki 12 ayda kış aylarında zirve icra eden $40-50 milyar gibi bir dış finansman yükü ortaya çıkar. TCMB’de bu para yok, harcanabilecek dövizi en çok $30 milyar.

O zaman iki senaryo var. İlkin, 3 aydır savunduğum şeklinde bireylerin döviz hesaplarına da engellemeler. İkincisi de ödemeler dengesi krizi, yani, dış borçlarda temerrüte düşmek. T.C. Temerrüte düşmez, fakat vatandaşın servetini gasp etmekten  tarih süresince asla çekinmedi. Tek soru şu.  RTE’nın bireylere sermaye kontrolünü göze alması için dolar/TL hangi düzeye fırlamalı?   Bence bu düzey 22-24 arasında. Ehh, dolar/TL 22-24’e çıkarsa da enflasyon 3 haneye sprint atar.

Kafanızı ve totonuzu ıslatan yaz yağmuru değil, Ey Vatandaş. Siyasi  İklim Değişikliğinin sonucu olan Erdoğan Musonları. Bunlar kış aylarında dondurucu soğuğa dönecek.

 

FÖŞ

 

FÖŞ yakındı:  Bu kışı iyi mi çıkartacağız, ben de bilmem

 

FÖŞ anlattı:  Erdoğan, Ekonomik Krizle Tarihe Geçecek

 

Bu türde bir enflasyonla yaşamaya alışamayız’

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın