Mahfi Eğilmez’den muhalefete öğütler: 2022

Merhaba, 

Siyaset mevzularına doğrudan girmeyi sevmiyorum, sadece mesele bir yönüyle ekonomiyle ilgiliyse giriyorum. Ama bu kere siyasal bir makale yazacağım ve karşıcılık neyi yanlış yapıyor da oy oranını artıramıyor sorusunun cevabını vermeye çalışacağım.

 

Her şeyden ilkin muhalefetin kendisine ait bir gündemi yok. Konuşmalarının, açıklamalarının büyük çoğunluğu siyasi iktidarın yanlış yaptığını düşündükleri mevzuları eleştirmeye odaklı. Cumhurbaşkanı bir açıklama yapıyor yahut bir adım atıyor, karşıcılık partileri başlıyor bu açıklamayı eleştirmeye. Yanlış, elbette eleştirilmelidir fakat yerine ne yapılacağı yahut yapılmayacağı da açıkça ortaya konulmalıdır.

 

Bir başka sorun muhalefetin idare kademelerinde genç insanlara pek yer vermemesidir. İktidar partisinin en büyük zayıf iradesi idare kademelerinde yaşlı ve orta yaşlıların fazlaca büyük ağırlıkta olmasıdır. Türkiye’de nüfusun yüzde 53’ü 35 yaşın altında. Siyasal partilerde bu genç nüfusu temsil edecek sayıda idareci yok. Ne kadar çalışırsak çalışalım, interneti, bilgisayarı, zeki telefonları ne kadar iyi kullanırsak kullanalım biz bu yüzyılın insanı değiliz, bunu kabul edelim. Bu ülkeyi geleceğe taşıyacak olanlar 35 yaşın altındaki gençlerdir. Onların yolunu açmamız gerekiyor. Buradan kastettiğim partilerin gençlik kolları değil. Kastettiğim partilerin idare kademeleri, bakanları, müstakbel bakanları. Muhalefet, iktidara karşı bir yenilik hareketi yapmak bekliyorsa gençleri öne çıkarmalı. Televizyonlarda bu gençler konuşmalı, hayallerini açıklamalı. Bizler yazarak ve eğer ihtiyaç duyarlarsa bildiklerimizi, deneyimlerimizi anlatarak onlara yardımcı olmalıyız.

 

Muhalefet, iktidarın yaptıklarını eleştirmekten fırsat bulursa iktidara gelirse ne yapacağını konu alıyor. Bundan naturel bir şey olamaz. Ama bu anlatılanlar tıpkı iktidarın yapmış olduğu benzer biçimde temennilerden ibaret görünüyor. Mesela iktidara geldiklerinde enflasyonu düşüreceklerini, büyümeyi yükselteceklerini, işsizlere iş bulacaklarını anlatıyorlar. Ama bunu nasıl ve hangi yöntemle yapacaklarına ilişik hiçbir izahat yok.

Oysa muhalefetin seçimi kazanmaları halinde toplumsal ve siyasi reformların tamamlanması mevzusunda belirli tarihler için hedefler koyması lazım. Ekonomik mevzularda ise bir sonraki seçim zamanı olan 2028 yılının Haziran ayı için varılacak hedefleri belirlemesi gerekiyor. Bunu yapmak için 2028 senesinde Türkiye’nin hangi aşamada olacağını tahmin etmeleri lazım. Hedefler için örnekler vereyim: (1) Yargı bağımsızlığının gerçekleştirilmesi. Somut olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulunda hüküm üyeleri haricinde kimsenin yer almaması ve atamaların yürütmeden tümüyle bağımsız yapılması. (2) Kamu meslek sınavlarında ve terfilerinde liyakatin tam olarak yerleştirilmesi. (3) Eğitimin tümüyle bilimsel temellere oturtulması, analitik ve sorgulamaya dayalı bir tahsil sistemine geçilmesi. (4) Parlamentonun yasama yetkisinin yanında yürütmeden hesap sorma yetkisiyle donatılması. (5) Merkez bankası bağımsızlığının yasadan öteye gerçek yaşamda da tam anlamıyla uygulanması. (6) Enflasyonun yüzde 5’lere düşürülmesi için uygulanacak parasal ve mali politikaların belirlenmesi. (7) Büyümede yüzde 5 oranının istikrarını, enflasyondaki düşüş hedefiyle çelişmeyecek şekilde sağlayacak önlemlerin açıklanması. (8) Tarımda yeniden kendine yeter konuma dönmek için alınacak önlemlerin ve desteklerin belirlenip paylaşılması. (9) Enerjide olabildiğince dışa bağımlılığı azaltmak için hangi yatırımlara öncelik verileceğinin ortaya somut şekilde konulması. (10) İthal girdilerin mühim bölümünü içeride üretebilmek için hangi politikaların uygulanacağının belirlenmesi. (11) Sağlıkta giderek büyüyen sorunların iyi mi çözüleceğinin toplumla paylaşılması. Bunlar ilk ağızda sayılabilecekler. Bunlara örneğin yolsuzluklarla nasıl uğraşılacağı, öteki sektörlerde neler yapılacağı gibi daha pek çok mevzu eklenebilir

 

Bu benzer biçimde mühim sorunları alt alta sıralamak bu noktada artık kimsenin ciddiye alacağı bir program olmaz. Bu, Türkiye’de her zaman yapılan ve asla uyulmayan bir temenniler sırlamasından ibaret kalır. Her mevzu başlığının altında hedefe ulaşılması için atılacak somut adımlara ve önlemlere yer vermek gerekir. Enflasyonu ele alalım. Diyelim ki karşıcılık, açıklamış olduğu programda, iktidara gelirse önündeki beş yıllık sürenin sonucunda enflasyonun yüzde 5’e düşeceğini hedef olarak koymuş olsun. İş burada bitmiyor. Burada biterse buna kimse inanmaz. Çünkü Merkez Bankası senelerdir yüzde 5 hedefi koyuyor fakat tahakkuk yüzde 80’i aşıyor. Onun için konulan bu hedeften geriye doğru, seçim gününe kadar gelmek lazım. İktidara geldikleri gün enflasyonla alakalı hangi adım atılacak? Faiz mi yükseltilecek, zorunlu karşılıklar mı artırılacak, vergilerde oynamalar mı yapılacak? Merkez Bankası tam bağımsız yetkili mi kılınacak? Bütün bunların beş yıllık iktidar süresini kapsayacak halde gün gün programının yapılması ve kamuoyuna açıklanması gerekli. Enflasyonla alakalı bu mesela bütün ekonomik mevzularda bir takvim çerçevesinde hazırlanıp açıklanmasının seçmenleri olumlu etkileyeceği kanısındayım. Sosyal ve siyasal konularda bu kadar uzun süreye gerek yok. Örneğin hedef bir yıl arasında tam anlamıyla hüküm bağımsızlığına ulaşmaksa seçim tarihinden itibaren gün gün hangi adımların atılarak yargı bağımsızlığının bu sürede sağlanacağı belirlenmelidir. Bunlara ek olarak son dönemde çıkarılan ve eleştirilen yasaların, yönetmeliklerin hangilerinin nasıl ve ne zaman kaldırılacağı ve yerine nelerin konulacağı da belirlenmelidir.

 

Bu dediklerimin yapılabilmesi için muhalefetin önce bir sorunlar listesi hazırlayıp sonra bunların çözümü için ekipler oluşturarak, üniversitelerle, iş çevreleriyle, emek temsilcileriyle, esnafla, çiftçiyle danışarak her gün neler yapılacağını ele alan programlar hazırlamalı, sonra tüm bu mevzuları bir araya getirip bir 5 senelik plan olarak açıklamalı. Sorunlar sıralaması ve çözüm önerileri mevzusunda benim Yapısal Reformlar ve Türkiye kitabımdan yararlanılabilir. Kuşkusuz yapılacak çok fazla iş olduğu için bazı öncelikler saptayıp önce onların çözümü için genel plan içinde bir öncelikli plan oluşturulabilir.

 

Bu önerimi yerine getirmeleri halinde muhalefet, iktidarı eleştirmekten ve iktidarın arkasından koşmaktan çıkıp kendi programını söylemeye başlar. Böyle bir programın açıklanması yerli ve yabancı yatırımcılar nezdinde önemli bir saygınlık sağlar.

 

 

Sadece alıntıdır, makalenin tamamın okumak  için, linki tıklayın

 

 

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın