Murat Belge: İktisattan anlamam: 2022

Merhaba, 

İktisat bilimi hakkında bilgilerim kısıtlı fakat “nass”ın bir iktisat terimi olmadığını biliyorum. Bu bir dini kavram ve anlaşılıyor ki Erdoğan bir “ekonomist” olarak ekonomiye din kurallarına bakılırsa doğrultu vermekte sakınca görmüyor

Sık sık ağzımdan çıkan bir cümle vardır: “Ben iktisattan hiç anlamam.” Evet, maalesef böyle, hani bazan kendimiz de inanmadan söylediğimiz “tevazu” sözleri olur; bu onlardan değil: “Anlamam!”

Şu son birkaç gün içinde bir olay oldu; faizde—azca da olsa—bir indirime daha gidildi. Niye bu şekilde oldu?  Anlamadım. Ben anlamadım ya, iktisattan anlayan, bununla birlikte adamakıllı anlayan birçok insan var; bazıları dostum. Onlar da anlamadılar. Halen de anlamış değiller.

İnsanoğlunun bilme, anlama yetileri sınırı olan. Bildiğimiz şeylerin büyük çoğunluğu kendi gözümüzle görüp de öğrendiğimiz bir şey değil; biri söylemiş ya da kitapta okumuşuz, o şekilde biliyoruz. Paraguay diye bir yere gitmedim, görmedim. Ama öyle bir yer olduğunu biliyorum, yemin de ederim, bahse de girerim vb. Neyin “güvenli bilgi” bulunduğunu ayırt etmeyi de biliyorum. Bu çerçevede, ben kendim iktisattan anlamasam da, iktisattan anladığını bildiğim insanların bu ürem indirimine akıl erdiremediğini, buna bir anlam veremediğini görüyorum. Niye oluyor böyle bir şey o biçimde?  Bir kez, böyle şeylerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları, “emir”leri çerçevesinde olduğunu biliyoruz. Bu da açık ki o “talimat”lardan biri. Fakat Recep Tayyip Erdoğan “Ben ekonomistim” diyor! Demek ki o anlıyor iktisadın dilinden. “Bu durumda böyle yapmak gerek” diyor ve dediğini yapıyor. Ekonomiden anlamış olmayan ben ise sağdan soldan işittiklerimin tesirinde, “Yahu, galiba bu şekilde yapmamak gerekiyordu” diyorum…

Gelgelelim, soyut düzeyde yürüttüğümüz bir münakaşa değil bu. Söylediğin söz yerine getireceğin işi haber veriyor. Daha bir yıl bile olmadı; Tayyip Erdoğan “faiz inecek” dedi ve ürem indi. Ama Tayyip Erdoğan çevresine bakıp bunun “iyi” bulunduğunu görmedi. Tersine, ortalık birbirine girdi, enflasyon ciddi bir hızla görülmemiş düzeylere yükseldi. “Kur koruma” vb. Bu ürem indirimiyle başımıza gelenlerden başımızı kurtarmaya çalışıyoruz fakat görünen o ki pek başarılı da olamıyoruz.

Birinci faiz indirimi sıralarında işin tartışması da başlamıştı ve ben bugünlerden Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasını hatırlıyorum. Konu “nass”tı. Erdoğan, faizle alakalı bir nass olduğunu söylüyor ve “Öyleyse sana, bana ne oluyor?” diye soruyordu.  İktisat bilimi hakkında bilgilerim kısıtlı ama “nass”ın bir ekonomi terimi olmadığını biliyorum. Bu bir dini kavram ve anlaşılıyor ki Erdoğan bir “ekonomist” olarak ekonomiye din kurallarına nazaran doğrultu vermekte sakınca görmüyor.

Bankacılık çağdaş dünyaya girerken gelişti ve modern dünyanın gelişmesinde oldukca mühim bir rol oynadı.  Bunlar olmazdan önce “faiz”, emek verilmeden edinilen servet, bura bura dinlerinin gözünde bir günahtı.  Ama bu mühim kurum da başka türlü olmuyordu. Önce Hıristiyan dünya, zamanı ulaşınca Müslüman dünya, iki farklı dünya Görüşünü uzlaştırmanın yollarını buldular. Çare, yapıyı değil, yapının birtakım Parçalarının ismini değiştirmekti. Bir yığın çok başarıya ulaşmış Müslüman banka var. “Faiz” demiyorlar, başka bir deyim bulmuşlar. Onu kullanarak işlerini yapıyor ve kazanıyorlar.

 

 

Devamı için: https://t24.Com.Tr/yazarlar/murat-belge/iktisattan-anlamam,36423

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın