Piyasa Bülteni: Şahin FED retoriği & BoE belirsizliğinin gölgesinde Amerika TÜFE verisi: 2022

Merhaba, 

Dün bültenimizde, sabah son dakika da olsun gözümüze çarpan gazete haberine yer vermiş, ABD’de 2023 yılı müdafaa yetkilendirme yasasına Türkiye’ye F-16 satışını koşullara bağlayan maddeler eklenmediğini paylaşmış, bu adımın da uzun bir süredir ikili ilişkilerde yaşanan aşınmayı bir nebze de olsun törpüleyerek Türkiye’ye F-16 satışını artık daha basit olabileceği anlamına geldiğinin altını çizmiştik.

Haberi paylaşmamızdan saatler sonra, Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın Kuzey Akım’dan gönderilemeyen doğalgazını Karadeniz üzerinden yollayabileceğini, hatta Avrupa için Türkiye’de bir doğalgaz merkezi kurabileceğini söyledi. Moskova Enerji Haftası Konferansı’nda konuşan Putin, Rusya’nın gaz tedarik coğrafyasını genişletmeye devam edeceğini ve enerji kaynaklarının dolar yerine mahalli para birimleri ile satışı uygulamasını sürdüreceğini ifade etti. Rusya’nın petrole tavan fiyat uygulayan ülkelere enerji tedarik etmeyeceğini söyleyen Putin, OPEC+ ile işbirliğini de sürdüreceğinin altını çizdi. Putin’in dünkü doğalgaz merkezi çıkışı ehemmiyet arz etmekle beraber, bu yönde bir gelişmenin Türkiye açısından yaptırım riski doğurma ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.

Putin’in yapmış olduğu izahat ve ABD’nin F-16 satışının önünü açan hamlesini beraber ele aldığımızda, ne Rusya’nın ne de Amerika’nin Türkiye’yi ‘yitirmek’ istemediğini rahatça söyleyebiliriz. Bu noktada, Türkiye’nin tutumu da büyük önem arz edecektir. Son dönemlerde, Şangay İşBirliği Örgütü toplantısına katılan Türkiye, geçen hafta Prag’daki Avrupa Siyasi Topluluğu liderler toplantısına da iştirak ettik. Hatırlarsanız, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan  gerçekleştirdikleri birkaç dakikalık müzakere de basına yansımıştı. Hulâsa, yakın gelecekte bu ‘yeni’ gelişmelerin nereye evrileceğini hep birlikte takip edeceğiz. Türk mali piyasaları ile alakalı ekleyebileceğimiz pek de yeni bir büyüme yok. Kamunun desteğiyle defans hattı USDTRY kurunda 18,60 seviyesine kurulmuş vaziyette. Tahvil piyasasında, otoritenin tahvil tesis etme zorunluluğu sebebiyle TL tahvil faizi USD tahvil faizinin altında ve tek hanede muamele görmeye devam ediyor. Borsa cephesinde ise dün hem ana endeks bununla beraber bankacılık cephesinde %1’in ötesinde kayıplar dikkatlerden kaçmadı.

Kıymetli madenler cephesinde ürem getirisi olmayan altın ve gümüş, mühim teknik seviyelerin aşağı yönlü geçilmesi ile sırayla 1,665 ve 19 dolar seviyelerinin etrafında dar bir bantta salınırken, OPEC+’nın üretim kesintisi hemen sonra âdeta kükreyen Brent eşeysel ham petrol son 3 günde 7 dolar gerileyerek 92 dolar seviyesine geri çekildi. Petrol cephesinde dün ivme kazanan düşüşün arka planında, hem OPEC hem de Amerika Enerji Bakanlığı’nın petrole ait talep görünümlerini düşürmesi mühim yer aldı. Direnişin parası bitcoin, haftalardır 19-20bin dolar aralığında sıkışma bölgesinden kurtulamadı. Her iki yöne doğru potansiyel enerjinin gün geçtikçe birikmeye devam ettiğini görüyoruz. Haftalık olarak 21bin dolar üstünde bir kapanışı, prangalardan kurtulma olarak yorumlayacağız.

Gece geç saatlerde sonuçlanan FED’in bundan önceki toplantısına yönelik tutanaklarda, politika yapıcıların “geniş tabanlı ve kabul edilemez derecede yüksek” enflasyonu düşürme hedeflerine ulaşmak için ürem oranlarını daha kısıtlayıcı bir seviyeye yükseltmeleri ve arkasından bir müddet orada tutmaları gerektiği yönünde ortak bir görüşe sahip olduklarını gördük. 20-21 Eylül tarihinde sonuçlanan toplantının tutanaklarında, birçok FED üyesi “enflasyonu düşürmek için fazlaca azca tedbir almanın maliyetinin oldukça fazla önlem almanın maliyetinden daha fazla olduğunu” vurgularken, işgücü piyasasında yavaşlamaya rağmen enflasyonla mücadelede rotayı korumak gerektiğinin altı çizilmiş. Hatırlanacağı suretiyle, geçen ay sonuçlanan FED’in olağan toplantısında, enflasyonu 40 yılın en yüksek seviyesinden aşağı çekmek amacıyla üst üste üçüncü kez ürem oranlarını 75 baz puan artıran FED, “işin tamam” olduğuna güvenilir olana kadar yola devam edileceği mesajını yeniledi. Bununla birlikte, tutanaklarda, gelecekteki parasal sıkılaştırmanın hızında bir düşüşe dair ipucu da yer alarak, faiz artırımlarının hızını “önemli olumsuz etkisinde bırakır” riskini azaltmak için “ayarlamanın” (tutanaklarda “calibrate” olarak geçiyor) mühim olacağı söylendi!

Dün bültenimizde yer verdiğimiz İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Bailey’nin açıklamaları peşinden hem İngiltere tahvil piyasasında bununla beraber Sterlin cephesinde ciddi mânâda mühim gelişmeler yaşandı. Bailey, emeklilik fonlarına, bankanın yardımcı elde eden acil tahvil alımını sona erdirmeden önce likidite sorunlarını halletmek için üç günleri olduğunu söyledikten sonra, Çarşamba günü İngiliz hükümetinin borçlanma maliyetleri yine yükseldi. Gösterge 20 ve 30 yıllık gösterge tahvil getirileri, sırası ile %5,20 ve %5,10 seviyesini test ederek son 20 senenin en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere cephesinde yeni maliye bakanı Kwarteng’in 23 Eylül’de 45 milyar sterlin vergi indirimi açıklamasından bu yana, İngiliz finans piyasalarında ‘düzensizlik’ bir türlü bitmedi. Kargaşayı yatıştırmak için 28 Eylül’de BoE’nin başlattığı tahvil alımlarından sonra getirilerin ilk kez %5’in üzerine çıktığını, dün açıklanan büyümeye yönelik verilerin ise topyekûn küçülmeye işaret ettiğini, Sterlin’in de bu karmaşada ün doğrultu bulmakta zorlandığını gördük. Bu arada, İngiltere’nin yeni hükümeti dün yapmış olduğu açıklamada, büyük vergi indirimlerini geri almayacağını yada amme masraflarını azaltmayacağını söylemiş oldu! Dediğim benzer biçimde İngiltere’de kafalar bu ara çok ama oldukça karışık.

GBPUSD paritesi endişeli bir halde dün 1,09-1,11 bandında salınırken, Japon Yen’i 146,98 seviyesini kontrol ederek son 24 yılın yeni en düşük seviyesine geriledi. YEN, dolar başına Ağustos 1998 147,64 seviyesine gerilemesi ardından geçen ayın en düşük 145,90’ı kontrol etmiş ve Japon yetkilileri YEN satın almak için piyasaya müdahale etmişlerdi. Japon YEN’in emin liman statüsünü gün geçtikçe kaybetmeye devam ettiğini not etmek gerekiyor.

Yeni gün başında, Asya pay senetlerinin Wall Street’in düşüşünü takip ettiğini görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %0,5 aşağıda işlem görürken, MSCI Asya Pasifik endeksi son 5 iş günüdür mütemadiyen düşerek 2,5 yılın dibine geriledi. Şahin FED retoriği ve İngiltere Merkez Bankası’nın piyasaları istikrara kavuşturma taahhüdüne ilişik belirsizlik içinde küresel resesyon risklerinin artmasıyla tahvil getirilerinin de baskı altında kaldığını görüyoruz.

KKTC saati ile 15:30’da açıklanacak Amerika Eylül ayı TÜFE enflasyonu günün en önemli verisi olarak takip edilecektir. Reuters anketine gore yıllık manşet TÜFE artışının %8,3’ten %8,1’e gerileyeceği; çekirdek rakamın ise %6,3’ten %6,5’e yükseleceği öngörülüyor. Hâliyle, beklentilerden daha yüksek bir tahakkuk, piyasalarda sert kayıplara niçin olacağı gibi beklentilerin altında duracak bir sayı ise müspet mânâda tesir yaratabilir. Amerika verisine kadar bekle ve gör stratejisinin ağır basacağını, akabinde ise hareketli bir seyre hazır olunması icap ettiğini düşünüyoruz. Almanya’da sabah saatlerinde açıklanacak TÜFE enflasyonu da önemle takip edilecektir.

 

 

 

iktisatbank.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın