Recep Erçin: Faiz inmiş neyime, ben bakarım vadeye: 2022

Merhaba, 

Sanayiciler Merkez Bankası’nın ürem indirim sonucu sonrası kurun patlamasından kaygı ediyor. Faiz kararının tek başına ekonomideki soğumaya çözüm olmayacağını belirten sanayiciler, bankaların kredilerde vadeleri aşağı çektiklerini belirttiler…

 

Merkez Bankası’nın ani ürem tenzilat sonucu tartışma yarattı. Bir kısım sanayici Merkez Bankası Para Politikası Kurulu sonucunda da vurgulandığı üzere Kurban Bayramı ile birlikte ekonomide yavaşlama sinyallerinin hissedilmeye başladığını belirtirken, katılmayanlar da oldu. Bununla beraber müstahsil kesimler ürem indirim kararının kendilerine düşük faiz olarak dönmeyeceği kanısındalar ve sonucu “bankalarının kârını artıracak” şeklinde yorumluyorlar.

 

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) Dünya Gazetesi tarafınca düzenlenen usta ekonomi yazarı merhum Tevfik Güngör Uras’ın anma etkinliğinde konuştuğumuz sanayiciler Merkez Bankası’nın faiz tenzilat kararının kendilerine kredi faizleri anlamında bir tesirinin olmasını beklemediklerini ifade ettiler. Merkez Bankası verilerine bakılırsa geçen sene ağustos ayında ticari kredi faizleri yüzde 20-21 bandındaydı. Sonbahardaki ürem tenzilat süreciyle birlikte faizler önce yüzde 18’e çekildi arından kur atağının gelmesiyle yüzde 26’nın üstüne çıktı. Temmuzda yüzde 31’i de aşan ticari kredi faizleri şu günlerde ise yüzde 27-28 bandında seyrediyor. Yani siyaset faizi düştü ama nedense ticari kredi faizleri düşmedi.

 

‘BİZ DE DÜŞÜK FAİZDEN YANAYIZ’

Bunun yanında kararın TL’nin döviz karşısında kıymet kaybı getirmesiyle Kasım 2021’den Ocak 2022’ye kadarki sürece benzer bir kur atağının yaşanmasına dair endişelerini paylaşan sanayicilerin görüşleri özetle şöyle oldu: “Biz sanayici olarak düşük faizden yanayız. Bunu isteriz ama bizlere yaramıyor ki! Yine bankaların kârını artıracaklar. Piyasada bir yavaşlama var tabi.”

 

Dün yayınlanan yazımız üstüne telefonla görüştüğümüz bir başka sanayici ise şunları söylemiş oldu: “Ben oldukca merak ediyorum. Ekonomi yönetimi piyasayı neden okuyamıyor. Yarın döviz ne kadar olacak veya acaba bugün kredi kullanabilecek miyim, kaçtan kullanacağım, korkusunun yaşandığını görmüyorlar mı? Daha dün bir arkadaş katılım bankasından kredi kullandı. En fazla beş ay vade yapabilirim diyorlar. Ve yüzde 1.1 komisyon istiyorlar. Baktığınızda faizler 30’ların üzerinde.”

 

Anadolu’da üretim yapan bir sanayici de toplumsal medya hesabından karar sonrası şunu mesajı yayınladı: “Mesele dolar değil arkadaşlar. Merkez Bankası yetkilileri bugün ülke ekonomisinin tabutuna bir çivi daha çaktılar. Kışa girerken enflasyon yeniden hortlayacak ve geçim sıkıntısı hat safhaya varacak. Tarih huzurunda bu kişiler vicdanlarda yargılanacak.”

 

BANKALAR BİRLİĞİ BAŞKANI DİYOR Kİ

Afyonlu bu sanayicinin serzenişi biraz ağır benzer biçimde ama pek de haksız sayılmaz. Bakın şimdi yukarıda faiz indirim sürecinde kredi faizlerinin indirimden önceki döneme gore 7 puan yukarıda olduğunu not ettim. İşin bir de kur boyutu var. Dolar kuru o vakit 8 lira civarındayken şimdi 18 lirayı aştı. Sene sonu için 20-22 lira senaryoları yazılmaya başladı. Dünkü yazımızda dikkat çektik. Bankalardaki mevduatların yüzde 58’i dövizde. Önceki hafta TOBB’da konuşan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Türk lirası eşeysel kaynağın yüzde 43 oranında olduğuna işaret ederek, “Ancak kredilerin yüzde 60 küsuru Türk lirası cinsinden kullandırılıyor. Burada bir çelişki var, Türk lirası mevduat azca ama krediler Türk lirası cinsinden talep ediliyor. Yabancı paraların Türk lirasına çevrilerek kredi kullandırılması maliyet oluşturuyor. Türk lirası ve yabancı para kompozisyonundaki dengenin sağlanması gerek. TL mevduatın artırılması gerek. KKM kısmen bu dengeyi sağlama amacına hizmet etti.” mesajları verdi.

 

İLAVE ADIMLAR BEKLENİYOR

Başkan Çakar haklı. Dünkü yazımızda da belirttik. Ekonomi yazarı Ege Cansen’in deyişiyle ülkede çift kur sistemi var. Faiz tenzilat süreciyle başlamış olan kur atağını tutmak için Kur Korumalı Mevduat (KKM) bir deva oldu ama o da aslına bakarsan dövize endeksli bir mevduat kalemi. Böyle bakınca bankalar bu mekanizmayı yönetmekte zorlanıyorlar. Şimdi döviz fiyatları artarsa, ki ABD doları son günlerde artan jeopolitik riskler yüzünden değerleniyor, bankalar yine keseyi sıkı tutmaya devam edecekler. Bu noktada TL’yi güçlü kılacak olan liralaşma politikasını kuvvetlendirecek ilave adımlar gerekecek. Ankara kaynaklarımızın aktardığına göre eli kulağında. Merkez Bankası ve BDDK makroihtiyati tedbirler çerçevesinde bir ekip kararlar açıklayacak.

 

FAİZİ KİMİN İÇİN DÜŞÜRDÜK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) yönetimi ile dün İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmede faiz mevzusu gündeme geldi mi kim bilir sadece öncesinde konuştuğumuz bir iki ihracatçı önceki gün ilan edilen ihracat desteklerinin döviz bazında bakıldığında kifayetsiz kaldığı görüşündeler. Son olarak şunu da not edelim. Merkez’in faiz tenzilat kararı devletin kasasına KKM üzerinden ilave yük bindirecek. İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez’in Twitter’da yapmış olduğu hesaplamaya nazaran, “bankaların, Kur Korumalı Hesaplara uygulayacağı ürem oranı, TCMB faizi + 3 puan (14 + 3 =) yüzde 17 idi. TCMB faizi yüzde 13’e inince bu da (13 + 3 =) yüzde 16’ya iniyor. Aradaki farkı Hazine bütçeden ödüyor. Yani her ürem indirimi Hazine’ye ek yük getiriyor.” Faiz düşüp kur artınca, her kur artışı da KKM’ye ilave ödeme getirdiği için buradan da bütçeyi vuruyor. Yani Merkez’in bu ne sanayiciye ne Hazine’ye yaramayacak ürem adımının kim ve ne için yapıldığı sorusunu yanıtsız kalıyor? Yoksa bu indirim iki çeyrektir düşen yapı ruhsatları ve temmuzda tatil etkisiyle de olsa yavaşlayan mesken satışları yüzünden mi?

 

DEİK’TEN RUSYA VE TCMB MESAJI

Öte yandan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) üçüncü çeyreğe ait öncü göstergelerin tutumsal faaliyette bir miktar ivme yitirilmesine işaret etmesi ile alakalı yaptığı değerlendirmede, tutumsal faaliyetlerde bir ivme kaybı görmediklerini söylemiş oldu. BloombergHT’ye konuşan Başkan Olpak, savaşın Rusya’da devam eden müteahhitlik işlerine etkisine de değinerek, “Rusya’nın batıyla olan restleşmesinin içerisinde orayla kapılarını kapattığı seviyede her işini kendi yapamayacağından ötürü, doğru adımlarla hepimiz Rusya’da daha çok iş alabiliriz.” dedi.

 

 

Yazarın izniyle Aydınlık’tan yine yayınlanmıştır

 

FÖŞ-ANALİZ:  Kredi faizleri geriliyor, ivme yavaşlıyor, TCMB daha ne istiyor?

 

Mahfi Eğilmez:  Faiz İndiriminin Sonuçları

 

Doç Dr Evren Bolgün: Kasden Ekonomiyi Öldürmenin Suçu Ne Olabilir?

 

 

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın