Reel sektörde konkordatolar hortlayacak korkusu!: 2022

Merhaba, 

Firmaların içinde bulunmuş olduğu finansman darboğazı, piyasada tahsilat krizinin fitilini ateşledi. Ödemesini vadesinde gerçekleştiremeyen ve çeklerini erteletenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Reel sektör temsilcileri, yılsonuna doğru piyasadaki nakit kıtlığının daha da artacağını, son çeyreğin oldukça daha zor geçeceğini belirtiyor.

Dünya Gazetesi’nden Merve Yiğitcan’ın haberine gore reel sektörü en oldukça korkutan ise tahsilat krizinin büyüyerek iflasların başlaması… Ekonomi yönetiminden piyasanın ihtiyaçlarına yönelik güçlü bir KGF paketi bekleyen iş dünyası, yeni gelecek paket için açıklanan 50 milyar TL’lik büyüklüğün fazlaca az bulunduğunu, piyasanın 250-300 milyar TL’lik bir KGF desteği beklediğini belirtti.

Reel sektörde kangrene dönüşen finansmana erişim sorununda ikinci aşamaya geçildi. Tahsilatların piyasayı kilitlemeye başladığını söyleyen sektör temsilcileri, bu durumun devam etmesi halinde üçüncü aşama olan iflasların başlamasından endişeli.

Ticari kredilere erişimin düşmesi sebebiyle piyasa borçlarını da çeviremez olan pek fazlaca şirketin tasfiyeye gitme, tabela değişiklik yapma, yahut konkordato seçeneklerini kullanmaya başladığı öğrenildi.

Kapanan kapital şirketi sayısında yılın sekiz ayında geçen yıla oranla yüzde 70 oranında yaşanan artış da piyasadaki gidişata ait önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Özellikle piyasada yaşanan nakit problemininin, kredi kapatma döneminin yaklaşmasıyla daha da artması bekleniyor. İşletmeler darboğazdan çıkış adına güçlü bir KGF paketinin acilen devreye girmesi icap ettiğini belirtiyor.

Eroğlu: 15-20 yıldır hiç bu kadar artmamıştı

Pandemide artan hammadde ve lojistik maliyetlerinin piyasada fitilini ateşlediği finansman erişim problemi, özellikle 2021’in sonlarında yaşanmış olan döviz krizi ile birlikte giderek derinleşmiş, ticari kredi büyümesinin giderek cılızlaşmasıyla artık birçok işletme için yönetimi katiyen hale dönüşmüş durumda. Şu sıralar pek çok alacaklı borcunu tahsil etmekte büyük zorluklar yaşıyor. Bu noktada gerçek sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine başvurarak piyasanın son fotoğrafını çekmeye çalıştık. Konuyla alakalı en ciddi ihtar TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu’ndan geldi.

Sanayicilerin en büyük probleminin finansmana erişim olduğunu, sadece şimdilerde piyasada ödeme güçlüklerinin baş gösterdiğini dile getiren Eroğlu, “PAGEV’de geçtiğimiz günlerde hammadde tüccarları ile bir toplantı yaptık. Hep finansmana erişimde sorun bulunduğunu söylüyorduk. Ama şimdi o tüccarların dediği, son 15-20 yıldır ilk defa bu zamanda ödeme çeklerini erteletenlerde, ödemesini vadesinde gerçekleştiremeyenlerde ciddi artışlar var. Bu oldukça ciddi bir alarm” dedi.

“Vade kısıtlaması şart”

Finansman erişim sorununda ikinci aşamaya geçilerek tahsilat sorunlarının artmaya başladığını kaydeden Eroğlu, üçüncü aşamanın ise iflaslar olacağını, sürecin fazlaca tehlikeli bir yere doğru gittiğine dikkat çekti. Bu sürecin daha kötüye gitmesini engelleyen faktörün hammadde ve lojistik fiyatlarının düşmesi bulunduğunu vurgulayan Eroğlu, ancak bilhassa enerji maliyetlerindeki artışın bu avantajın da kaybedilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Eroğlu, “Firmalara tek çıkış yolu ön ödemeli ya da peşin ödemeli ihracatla finansman yaratmak kalıyor. Diğer bir çözüm önerisi de başta perakende zincirleri olmak üzere büyük ölçekli firmaların, KOBİ’lere ödemeleri vade kısıtlı getirmektir. Örneğin büyük perakendecilere, KOBİ’lere en çok 60 gün arasında ödeme yapma sınırı getirilebilir” dedi.

Son çeyrek daha da sıkıntılı geçecek

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, birçok firmanın hammaddeden personele kadar giderlerini kredi kullanıp çevirdiğini, ancak şimdilerde kredilerin kesilmesiyle herkesin açığa düştüğünü söyledi. Finansman sorununun zincirleme bir tesir yarattığına değinen Önel, “Hammaddeciler yine peşine döndü, birçok sektörde, kimse vadeli vermek istemiyor. Bu dönemde konkordato alanlar, başvuru hazırlığı yapanlar, faaliyet durduranlar, hatta rakibiyle üretim yapanlar bile var” dedi. Şu an nakitte ciddi yavaşlamanın laf konusu olduğunu vurgulayan Önel, son çeyreğin daha da zorlu geçeceğini, özellikle yılsonunda yapılması ihtiyaç duyulan kredi kapatmaların bu durumu daha da güçleştireceğini dile getirdi. KGF’nin bu noktada piyasayı rahatlatabileceğine dikkat çeken Önel, “Son KGF paketinin 50 milyar TL olacağı açıklandı, bu fazlaca düşük kaldı. Bir önceki KGF 60 milyar TL idi ve bir çok firma kullanamamıştı, beklentimiz en 150 milyar TL’ye çıkarılması” dedi.

8 ayda kapanan firma sayısı 14 bine dayandı

İşletmelerin içinde bulunmuş olduğu mali sıkıntıların en eleştiri neticeleri, kapanan firma istatistiklerinde görülebiliyor. TOBB tarafınca en son açıklanan Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ne bakılırsa, 8 ayda kurulan sermaye şirketi sayısı 87 bin 755 iken kapanan firma sayısı 13 bin 798 tane olarak gerçekleşti. 2022’nin 8 ayında, 2021’in 8 ayına göre kapanan şirket sayısında yüzde 70,2; kapanan kooperatif sayısında yüzde 39, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 6,1 artış yaşandı.

Firmaların finansmana erişimde aksayan en önemli bacak hiç şüphesiz ticari krediler. Türkiye’de ortalama bir işletmenin ticari faaliyetlerinin büyük kısmını ticari kredilerle döndürdüğü herkesçe bilinen bir reel. Bundan hareketle ticari kredi büyümesinin enflasyonun altında seyretmesi yaşanan tıkanıklığı en iyi tarif eden verilerden. TÜİK’in son açıkladığı enflasyon verisine nazaran, TÜFE Eylül 2022’de bir önceki senenin aralık ayına gore yüzde 52,40; bir önceki yılın aynı ayına bakılırsa yüzde 83,45 ve on iki aylık averajlara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti. Aynı zamanda siyaset faizinin yüzde 12’ye kadar inmesine rağmen, ticari kredilerdeki gelişme payı eylülde yıllık bazda yüzde 19,4 olarak gerçekleşti.

Fayat: 250-300 milyar TL’lik KGF gelirse işler sadece yüzdürülebilir

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü Meclis Başkanı Şeref Fayat da, piyasadaki sıkıntının çok büyük olduğunu dile getiren iş insanlarından. Piyasanın oldukça fazla sıkışmış durumda olduğunu belirten Fayat, uygulanan politikalarının sonuçlarının olması gerekenin tam tersi yönünde gerçekleştiğini dile getirdi. Fayat, “Normalde faiz düştükçe piyasanın rahatlaması ve parasal genişlemenin olması gerekirken, bizde niyeyse tam tersi oluyor. Her faiz indiriminde daha da sıkılaşma oluyor, kredi bulmak daha da zorlaşıyor. Bankacılık sistemine getirilen yeni koşullar da bunu artırıyor. Sadece hususi değil amme bankalarından da kredi almak zorlaşıyor, onlar da getirilen ürem sınırını aşmak için değişik masraflar getirerek faizi bu biçimde yukarı çekiyor” dedi. Bu sıkışıklığın aşılması için kuvvetli bir KGF paketinin icap ettiğini kaydeden Fayat, “50 milyar TL’lik KGF paketi belki de ancak hazır giyim sektörünün ihtiyacı olan bir büyüklük. Acilen 250 – 300 milyar TL’lik bir paketin devreye girmesi gerekiyor. Ancak bu halde gerçek sektör işlerini yüzdürebilir” diye konuştu.

KONKORDATO KOMİSERİ DR. TÜRKAY ÖZDEMİR: Konkordato maliyetli, fesih ve tasfiyelerde artış daha çok

Konkordato komiserliği ve konkordato avukatlığı yapan İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Türkay Özdemir, finansman sorunu yaşayan şirketlerin son durumunu ve başvurdukları yöntemleri söyledi. 2018’de şirketleri konkordatoya koşturan nedenin döviz krizi bulunduğunu hatırlatan Özdemir, sadece 2021’in nihayetinde patlak veren döviz krizine karşın konkordatolarda artış olmadığını, aksine bir düşüş gözlemlendiğini kaydetti. Konkordato sürecinin oldukça maliyetli bulunduğunu belirten Özdemir, “Ortalama bir işletmede konkordato projesinin hazırlanması 500 bin TL’den azca değil, üzerine avukatlığı, vekilliği, komiser ücretleri, harçları derken bir konkordato sürecinin yönetilmesi yaklaşık 3 milyon TL’yi buluyor. Benim gözlemimle söylüyorum, konkordato ile kurtulanların oranı yüzde 50’dir” dedi.

Peki konkordato maliyeti yüksek gelen işletmeler ne yapıyor? Özdemir, bu mevzuyu şöyle açıkladı: “Bu şekildeki firmaların büyük kısmı ‘En iyisi bir yeni tabela asayım’ diyor, o firması kurtarmaktansa bir yakını üstüne yeni bir firma kurup devam etmeyi tercih ediyor. Firmalar, mümkün mertebe finansal tekrar yapılandırmayla bankalardaki sorunlarını çözebiliyorsa çözüyor, çözemiyorsa şirketten vazgeçmeyi, yeni alternatif firma kurmayı tercih ediyorlar. Bu dönemde firma kapanışlarında, fesih ve tasfiye süreçlerinde daha fazla artış olacaktır. Ki olmaya da başladı. Ben oralarda da kayyumluk yapıyorum. Tasfiye memuru görevlendirilmesi yahut temsil kayyumunda artışlar var.”

FOYDER BAŞKANI HASAN TENGİZ: Konkordatodan muntazam çıkan şirket kara listeden kaçamıyor

Finansal ve Operasyonel Yapılandırma Profesyonelleri Derneği (FOYDER) Başkanı Hasan Tengiz, DÜNYA’ya finansal olarak zor durumda olan firmaların önündeki seçenekleri anlattı. “Şu anda piyasada bir sıkışıklık olduğu herkesin malumu” diyen Tengiz, “Kredi hacminde bir büyüme var ama enflasyonun altında kalmış olduğu için şirketlerin gereksinimlerini kaldırmaktan uzak kalıyor. Şirketlerin yoğun halde yeniden yapılandırma arayışı arasında bulunduğunu biliyoruz” dedi. Bugün zorlanan işletmelerin başvurduğu 3 yöntemi paylaşan Tengiz, şu şekilde devam etti: “Yöntemlerden biri tek tek tüm finansal kurumlara içinde bulunmuş olduğu durumu anlatıp yapılandırma istemek… Bunda bazen müspet netice alındığı oluyor, ama genelde uygulamada çok fazla çalışmıyor bu yöntem. Diğer metot ise zordaki firma gidip finansal yeniden yapılandırma için başvuracak, bir önder banka bulacak kendine. Bunun da müspet örneklerini gördük. Ancak bu durumda bankaların oldukça istekli davrandıklarını söylemek zor. Diğer metot ise konkordato… Ancak konkordato oldukça uzun bir süreç, yaklaşık 23-24 ay sürüyor ve fazlaca masraflı. Bir de bu yola giden bir şirket süreçten düzgün çıksa da bazen açık, bazen kapalı kara listeye alınmaktan kaçamıyor. Biz burada AB direktifleri paralelinde birçok AB ülkesinin yasalarını çıkardığı ve uygulamaya başladığı önleyici tekrar yapılandırma süreçlerini önemli buluyoruz. Tabii 3-5 ayda bunun kamu tarafında uygulanması zor fakat bir yandan artık uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Belki de adım atmak için o dönem bu dönemdir.”

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın