Ruble ile kısmi doğalgaz ticareti… Mümkün mü?: 2022

Merhaba, 

Türkiye kullandığı gazın yaklaşık yarısını Rusya’dan ithal ettiğini peşinen belirterek başlayalım. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Rusya’dan 2021 senesinde 28,9 milyar dolar ithalat icra eden Türkiye, Rusya’ya 5,8 milyar dolar ihracat yapmış. Bu rakamların 2022 yılının ilk 7 ayına tekabül eden karşılığı 32,1 milyar dolar ithalat ve 3,6 milyar dolar ihracat şeklinde. Demek ki, Rusya’ya dış ticaret açığı veriyoruz. Bu rakamların ışığında, ticaretin kabaca 6 milyar dolarlık kısmının TL ve Ruble ile olabileceğini düşünüyoruz. Geri kalan kısmına ise, iki ülke arasında FX swap anlaşması yapılmadan o kadar da fazla bir anlam yüklemek istemiyoruz (özetle dolar ile olmak zorunda).

Rusya’nın gazı Ruble ile satması, Batının uyguladığı Ukrayna kapsamında ambargoların altında Rusya’nın menfaatine olacağını düşünüyoruz. Ticaretin tümünün Ruble ile ödenmesi hemen hemen (swap olmaksızın) imkansız keza o kadar oldukca Ruble’yi nereden bulacağımız ve karşısında ne vereceğimiz şimdilik bilinmeyen. Zaten varılan mutabakatta, Rus doğalgazının ‘kısmen’ Ruble ile alınacağına da yer verilmiş. Eğer gaz faturası TL üzerinden ödenecek olsaydı, yani basabileceğimiz yada fonksiyonel ulusal paramız ile, bunun tesirinin (döviz talebi yaratmayacağından) fazlaca daha anlamlı olabileceğini düşünüyoruz. Hülâsa, Ruble ile ‘kısmi’ ödeme yapmak Türkiye açısından o kadar da bir şey değiştirmeyecektir.

Bu arada, Akkuyu santrali için Rusya’dan geldiği yönünde iddia edilen paralar sonrası eurobond faizlerinde geçen haftalarda ciddi düşüşler yaşanmış, Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 sene vadeli CDS risk primi de 900 seviyelerinden 730 seviyesine kadar gerilemişti. Bu minvalde, Türkiye ile Rusya arasındaki tekrar süregelen yakınlaşmaya Batı’nın da tepkisi gecikmedi. Financial Times haberlerine gore, iki ülke arasındaki artan dirsek temasına karşı Batı cephesinde muhtemel bir yaptırımın da söyleniş edilmeye başlandığını okuyoruz!

USDTRY kuru haftanın büyük bir kısmını ruhsal 18 seviyesinin hemen altında büyük seviyede 17,96 seviyelerinin çevresinde kamunun da yardımı ile tamamlarken, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi dönüşü Rusya’dan gaz alımlarını Ruble ile ödenmesi mevzusunda anlaştık açıklaması arkasından haftanın kapanışının da 17,90 seviyesinin kıyısında gerçekleştiğini görüyoruz. Borsa İstanbul 100 endeksi ise haftayı 2,750 puandan ve bütün zamanların zirvesinden tamamlarken, teknik bir görüş açısı ile, Borsa İstanbul’da grafiğinde olumsuz uyumsuzluk yaşandığını görüyoruz. Fiyat yeni zirveye giderken, güç göstergelerinin bunu desteklememesi, yükseliş eğiliminin sağlık olmadığını düşündürüyor. Öte yandan, USDTRY kurunda, büyük oy çokluğu geminin tek tarafına yaslanırken, hepimiz aysonu 17,88 seviyesinden kâr al çalıştırarak uzun pozisyonlarımızdan çıkmış ve gelişimleri izlemek için kenara çekilmiştik. Yeni haftanın kapanışının da 17,90 seviyesinin altında olması, aşağı yönlü bir hareketin ivme kazanmasına sebebiyet verebilir (bakınız grafik).

Her ayın ilk Cuması olduğu, Amerika Çalışma Bakanlığı tarafınca açıklanan resmî istihdam raporu berberinde kuvvetli sinyaller verdi. Ne demek istiyorum birazcık açalım. İlk önce rapor öncesi anketlere bakalım: ziraat dışı istihdamın 250bin kişi artması, işsizlik oranının %3,6’da durağan kalması ve yıllık maaş artışının ise %4,9’a gerilemesi bekleniyordu. Demek ki veri bununla beraber 2 alt ana başlığı da yer ediniyor: biri istihdam (iktisat ne kadar dinamik) ikinci kısmı maaş düzeyi kısaca enflasyonist dinamikler.

Rapor, piyasaların tam olarak istek etmiş olduğu düzlemde açıklanmadı. İstihdam verisi 528bin kişi (beklentinin iki katı) artarak kuvvetli büyüme sinyali sunarken, gelirlerde senelik bazda artış %5,2 ile beklentinin üstünde sonuçlanarak enflasyonun hâlen daha kuvvetli olduğu sinyalini verdi. Elbette, FED’in ürem artırımlarının yarattı resesyon kaygıları da bu veriler ile geride kalırken, FED’in bir sonraki toplantısında da 75 baz puan faiz artırma ihtimalinin yüksek olduğu görüşünü de destekledi.

Piyasaların veriye olan tepkisi hâliyle ilk etapa negatif olsa da, haftanın son muamele saatlerinde negatif havanın törpülendiğine tanık olduk. Keza, piyasaların ana kaygısı olan resesyonun şimdilik gündemin ilk esnasında düşmesi daha bir ön planda kaldı. Amerika borsaları geceyi karmaşa bir seyrile tamamlarken,  Amerikan 10 senelik tahvil faizinin %2,82 seviyesinden haftayı tamamlaması ile doların elini kuvvetlendi: EURUSD paritesi 1,0180 seviyesine çekilirken, altın ve gümüş kazanımlarını bir bölümü geri vererek haftayı sırası ile 1,775 ve 19,88 dolar seviyesinden bitirdi. Yeni hafta başlangıcında da mevcut seviyelerin korunduğunu not edelim.

Hazır pariteden laf etmişken, Euro bölgesinin enerji konusunda ‘göbekten’ Rusya’ya bağlılığı ve enflasyonla savaşım için faiz artırımlarına başlamasına paralel resesyona kaygıları da artmış durumda. Öte yandan,  Amerika’de idame eden sağlam büyüme ve istihdam güçlü dolar döngüsü arasında, EUR’yu tekrar ‘parite’ seviyesinin aşağısına doğru itme potansiyeli taşıdığına hemen hemen kesin gözüyle bakıyoruz. İngiltere Merkez Bankası, ilk faiz artıran ülke olmasına karşın, enflasyonun %13 seviyesine doğru ilerlediği tahminine paralel, geçen hafta 27 senenin en büyük faiz artırımını yapması (devamının da geleceği beklentisi ile) ardından bir yıldan fazla sürecek bir ekonomik durgunluk uyarısında bulunmuş oldu. GBPUSD paritesinde de riski aşağı yönlü görüyoruz. Radar menzilimizde 1,1450 seviyesi bulunuyor.

ABD kuvvetli sonuçlar üreten istihdam raporu arkasından gözler Çarşamba günü yeniden Amerika’de açıklanacak Temmuz ayı enflasyon verilerinde olacak. Nasdaq’ın son 34 iş gününde kaydettiği %20 yükselişin arkasında, FED’in beklenenden ilkin ürem artırımlarına son vereceğinin yattığını düşünüyoruz. İstihdam raporunun sergilediği ipuçlarına bakılırsa, piyasaların umudu kısa vadede pek de gerçekleşmeyebilir! Bu minvalde, Çarşamba günü çekirdek enflasyonun aylık %0,5 senelik ise %6,1 artması beklenirken, manşet TÜFE enflasyonun aylık %0,2 senelik ise %8,7 artması umut ediliyor (Haziran %9,1 ; yıl 1981 sonrası en yüksek enflasyon). İçeride ise Perşembe günü açıklanacak ödemeler dengesi istatistikleri ve hafta boyunca yapılacak tahvil ihraçları ehemmiyet arz edecektir.

 

 

 

iktisatbank.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın