Tekstil sektöründe kapanmalar ve işten çıkarmalar başladı: 2022

Merhaba, 

Tekstil sektöründe artan ithalata karşın hazır giyimde düşen ihracat, şirket kapanmalarını beraberinde getirdi. Başta Anadolu’da olmak üzere birçok bölgede tekstil atölyelerinin kapanmış olduğu, işten çıkarmaların başladığı belirtiliyor.

Salgında üretim, yatırım ve ihracat gibi birçok alanda rekorlar kıran Türkiye hazır kıyafet ve tekstil sektörleri, istila ve savaş sonrası bozulan ekonomik veriler nedeniyle zor dönemlerden geçiyor. Yeni siparişler, kapasite kullanım oranları ve ihracatta düşüş hızının arttığı sektörlerde kapanmaların başladığı, buna bağlı olarak istihdam kaybının yaşandığı belirtiliyor.

Bu ayın ilk yarısında hazır giyim ihracatında yüzde 20’ye yakın düşüş yaşandığı vurgulanırken, her iki sektörde de yılsonu ihracat hedefleri aşağı yönlü revize edildi. Kaybın önümüzdeki yıl da süreceğinden kaygı eden sektör temsilcileri ithalatı düşürecek tedbir talebinde bulunurken, temsilcileri istihdam desteği ve rekabetçi kur çağrısında bulunmuş oldu.

Dünya’dan Yener Karadeniz’in haberine göreHazır kıyafet ve tekstil sektörleri, salgın öncesi sene olan 2019’u sırası ile 17,7 milyar dolar ve 9,9 milyar dolar ihracatla kapatmış, toplamda 1 milyon 39 bin benlik istihdama ulaşmışlardı. Salgın yılı olan 2020’de tedarik zincirinin değişmesi ile rakiplerine bakılırsa avantajlı konuma geçen Türkiye, ihracatını hızla artırmış, bu artışın da devam edeceği beklentisi ile de tarihinin en büyük yatırım atağını başlatmıştı.

2021’de hazır giyim sektörü 6 milyar 438 milyon TL, tekstil sektörü ise 24 milyar TL’lik yatırım için teşvik belgesi almıştı. Aynı sene her iki sektörde de ihracat tarihi üstün dereceli kırdı ve hazır giyim, 20 milyar 250 milyon dolar, tekstil sektörü de 12 milyar 878 milyon dolar ihracata ulaşırken, istihdamı ise yüzde 13,3 artırarak 1 milyon 177 bine çıkarmışlardı. Aynı dönemde tekstil sektörü kapasite kullanım payı yüzde 82, hazır kıyafet ise yüzde 85 sınırına dayanmıştı.

Bu sene ise ibre tersine dönmeye başladı. Tüm dünyada artan enfl asyonist baskıya bağlı olarak düşen alım gücü, durgunluk endişesi, Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizi şeklinde etkenler, hazır giyim ürünlerine olan talebin hızla gerilemesine yol açtı. Her ne kadar bu senenin ilk 3 çeyreğinde ihracatta artış devam etse de, ihracat hızında yavaşlama belirgin bir biçimde kendini gösterdi.

Ekim ayının ilk yarısında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 düşüş gösterdiği belirtiliyor. Öncü göstergeler de bu durumu teyit ediyor. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verilerine gore tekstilde yavaşlama Eylül ayında daha da belirginleşti ve etkinlik koşullarında salgının ilk dalgasından bu yana en sert bozulma gözlendi. Tekstil ürünleri, takip edilen 10 sektör içinde yeni siparişlerin en sert azaldığı sektör oldu. Buna bağlı olarak firmalar üretim, istihdam ve satın alma faaliyetlerini de hızlı bir halde azalttı. Benzer halde üretim faaliyetlerindeki artış ya da azalışın izlenmesini elde eden sanayi üretim endeksi tekstil sektöründe yüzde 10,6 düşüş ile istila yılı olan 2020 Mayıs’tan bu yana en sert gerilemeyi gösterdi. Kapasite kullanım oranları tekstil sektöründe yüzde 72,4 ile 2020 Ağustos ayından bu yana en düşük seviyeye gerilerken, bu nispet hazır giyimde ise yüzde 81,9 ile son bir senenin en düşük seviyesi olarak gerçekleşti.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe, istihdam kaybı konusunda sahadan gelen haberlerin aksine hala temkinli olan adlardan biri. İhracatın ekonomik verilerle orantılı olarak olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Gültepe, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranlarının ihracata hala katkı sağlasa da, istihdam artış hızının yavaşladığına dikkat çekti.

Gültepe, “İhracatta 2023 yılı ilk yarı beklentisi düşük ölçüde. Tahmini rakamlar göz önünde bulundurulduğunda 2022’in 22 milyar dolar ile kapanacağını tahmin ediyoruz” dedi. Hazır giyim sektöründe 171 firmanın yanıtladığı ihracatta güncel konum tespit anketine bakılırsa de firmaların yüzde 64’ü ihracatlarında düşüş bekliyor. Düşüş oranı AB pazarına çalışan firmalarda oldukca daha yüksek ölçüde gerçekleşiyor. Gültepe, yüzde 62’lik oranı ile hazır giyim ihracatında en yüksek paya haiz olan AB’de resesyon beklentisi ve talepteki belirsizliklerin yanı sıra, istila döneminde Türkiye’ye yönelen müşterinin salgının bitişiyle beraber ünite maliyeti düşük rakip ülkelere dönüşlerinin bu gerilemenin ana sebepleri olduğu vurgulandı.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, özellikle Rusya kaynaklı enerji krizinin sektörün üretim maliyetleri üzerinde ağır bir yük oluşturduğuna dikkat çekti. Öksüz, “Tekstil sektöründe ağustos ayı üretim endekisinin yüzde 10,6 oranında gerilemesi, ihracatımızın artış hızındaki yavaşlama ve ekim ayında ihracatımızın gerileme eğilimine başlaması şeklinde sebepler, 2022 için belirlediğimiz 15 milyar dolar ihracat hedefimizi revize etmemize sebep oldu.

Yılı 2021’e göre artışla kapatmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Ancak ithalatta yaşanmış olan mucizevi artış üretimi olumsuz etkiliyor. Türkiye günde bütün ipliklerin toplamında 4 bin ton ithalat yapılıyor. Söz konusu ithalatın yarısı ise Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihraç kayıtlı geldiği için vergiden muaf yapılıyor. Bu da günde 30 ton iplik üreten yaklaşık bir iplik fabrikası baz alındığında 130 fabrikanın günlük iplik üretimine eş değer. Bu çerçevede bir an önce ilave koruma mekanizmalarını devreye almalıyız. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımıza ithalatta artan haksız rekabete karşı çözüm önerilerimizi ilettik” diye konuştu.

TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, AB’de yaşanan resesyon ve enerji krizi endişeleri nedeniyle tüketicilerin masraflarını kıstığını bunun etkilerinin ilk hissedildiği sektörlerin başlangıcında da hazır giyim sektörünün geldiğini hatırlattı. Fayat, “Bu sert daralmanın ayak izleri önce pamuk, peşinden iplik ve sonra da dokumada görülmüştü. Kapasiteler yarı yarıya çalışıyor, istihdam kaybı yaşanıyor. Birçok dokuma tezgahı kapandı.

Emek yoğun sektörlerin başında gelen hazır giyimde de işten çıkarmalar başladı. Yılbaşına kadar iş yok. Yılbaşından sonrasında asgari ücret artacak. Kur da baskılanmaya devam ederse işten çıkarmalar hızlanabilir. Kime sorsak sipariş almakta zorlanıyor. Karsızlık ve fiyat tutturamamak had safhada. Siparişler eskiden olduğu benzer biçimde rakip ülkelere dönüyor. Bizim istila döneminde avantaj elde etmemize neden olan bütün şartların eskiye döndüğü bir dönem yaşıyoruz. Navlun, taşımacılık süresi tüm bunlar geri geldi. Yılbaşı öncesi bu kur seviyesi illa korunacaksa istihdam çıkışının hızlanacağını düşünüyorum. Kurun nereye evrileceği burada belirleyici sadece işin olmaması işçi çıkarmaya yine de zorunlu bırakacak. Zira esas temel işin olmaması. Bu ayın ilk 17 günü yüzde 15 eksideyiz ihracatta” ifadelerini kullandı.

 

 

 

patronlardunyasi.Com

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın