Türk bankalarının zorlu borcu 46 milyar doları aştı: 2022

Merhaba, 

Türkiye’de enflasyon Eylül ayında %83’e ulaştı ve bankanın takipteki kredi portföylerinde daha çok büyümeye katkıda bulunması olası.

Türk bankaları şişen fena kredileri satmak için yazışma içinde oldukları yabancı yatırımcıları çekmekte zorlanıyor. Çünkü söz konusu kredilerin nasıl değerleneceği ve ülkedeki ekonomik ve politik belirsizlikler nedeniyle artan endişeler uluslararası yatırımcıları performans göstermeyen sorunlu kredilerden uzak tutuyor.

S&P Global Market Intelligence analizine gore, Türkiye’nin takipteki kredileri yada NPL’lerinin satışları 2019’dan bu yana düşerken, bankacılık sistemindeki zorlu borç seviyesi büyümeye devam etti. Son yasal reformlar, NPL piyasasında daha çok yabancı yatırımın önünü açtı, ancak alaka şu ana kadar düşük kaldı.

PwC birimi Strategy&’de Türkiye’de finansal hizmetler danışmanlığı alanında ortak olan Ozan Cığızoğlu, Market Intelligence’a verdiği demeçte, yabancı yatırımcıların herhangi bir Türk varlığına satın almak için geçirmek isteyecekleri yüksek riskli primin bankaların satış fiyatı beklentilerini karşılamayacağını söyledi. Bunun, Haziran 2023’teki seçimlerden ilkin makroekonomik görünümün iyileşmeden daha yüksek vitese geçmesi olası olmayan Türkiye NPL pazarındaki mevcut fiyat farkını genişleteceğini ekledi.

Türk bankaları için bu, takipteki sıkıntılı borcun bilançolarında daha uzun vakit kalacağı ve zayıf iktisat ve yüksek enflasyon nedeniyle borçluların geri ödeme yeteneği kötüleştikçe potansiyel olarak artacağı anlamına geliyor. Daha fazla NPL, bankaların karlılıklarına, sermayelerine ve dolayısıyla ekonomiye borç verme yeteneklerine yük oluşturacak.

Sıkıntılı krediler artıyor

Market Intelligence verileri, 30 Haziran itibariyle Türk bankaları tarafınca tutulan NPL’lerin ve Aşama 2 kredilerinin – önemli temerrüt riski altında olarak sınıflandırılanlar – seviyesinin, 2021 tam yıl toplamlarını aştığını gösteriyor. NPL’lerin toplam ücreti 192,67 milyar liraya, 2. Aşama kredilerin ise 667,48 milyar liraya yükselerek sistemdeki toplam sıkıntılı borç toplamı Haziran ayı sonucunda 860 milyar liranın üzerine yada 46 milyar doların üstüne çıktı. 2021 yılının hepsi için toplam tutar 791,48 milyar lira olarak gerçekleşti ve bunun 191,18 milyar lirası NPL oldu.

Banka aktif kalitesinin, ekonomik yavaşlama, yaygın enflasyon ve liranın potansiyel olarak daha çok kıymet kaybetmesi sebebiyle 2023’te daha da kötüleşmesi ve daha çok Aşama 2 kredisinin NPL kategorisine girmesi planlanıyor. S&P Global Ratings, 4 Ekim’deki bir raporunda, daha sıska bir liranın, hala döviz borcuna yüksek miktarda maruz kalan Türk firmalar sektörünün kredibilitesini aşındıracağını ve bankaların kredi defterlerini vuracağını söylemiş oldu.

COVID-19 yardım önlemleri, 2020 ve 2021’de ekonomik performansı artırarak bankaların NPL tahsilatını kolaylaştırdı. Yine de bu iyileşme bu sene sona erecek.  Dünya Bankası’nın 10 Ekim’deki tahminlerine gore, Türkiye’de GSYİH büyümesinin 2022’de %4,7’den 2023’te %2,7’ye düşmesi umut ediliyor.

Piyasa gözlemcilerine gore, S&P Global Ratings’in 2022’de ortalama %74 ve 2023’te % 40 olacağını tahmin etmiş olduğu yükselen enflasyon ve ekonomik yavaşlama, bankalara, bilhassa kurumsal kredi defterlerinde, fena borç sorunlarıyla başa çıkmaları açısından daha çok baskı oluşturacak. Lira sıkışıklığı, birçok işletmeyi hala banka bilançolarında yer alan döviz borçlarını ödeyemez hale getirdi.

NPL satışları düşüyor

Market Intelligence verileri, 2022’de şu ana kadar tamamı yerel varlık idare şirketlerine olmak kaydıyla sadece üç NPL satışı bulunduğunu göstermekte. 2019’da bu sayı 11’di.

Piyasa gözlemcilerine gore, ülkedeki oluşan fena borç krizinin çözülmesi, şu ana kadar gerçekleşmemiş olan büyük ticari ve kurumsal kredi portföylerinin tekrar yapılandırılmasını ve satılmasını gerektirecek. Market Intelligence verilerine gore, firma borçları son beş buçuk yılda Türk banka kredi portföylerinin yaklaşık %80’ini oluşturuyor.

Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre de Türkiye’deki NPL’lerdeki kurumsal borçların oranı benziyor: tüketici NPL’leri Temmuz 2022 itibariyle ülkedeki toplam NPL’lerin ancak %16,7’sini oluşturmakta.

İstanbul merkezli Esin Avukatlık Ortaklığı’nın bankacılık, finans ve kapital piyasası uygulamaları başkanı Muhsin Keskin, bir röportajda, bankaların, işletmelerden geri ödeme toplama olasılığının daha iyi olduğuna inandıkları için kurumsal NPL’leri satmaya yada bu portföyler için fiyat indirimlerini kabul etmeye daha azca istekli olma eğiliminde olduklarını söylemiş oldu. Keskin, bankaların gelecekte toplamak için büyük umutları olmadığı perakende NPL’lerin satılmasının daha kolay olduğunu belirtti.

Ayrıca, ticari ve kurumsal NPL portföylerinin yerli mevcudiyet yöneticileri tarafınca ele alınmasının daha zor bulunduğunu, bunların çoğunda ölçüt problemi olduğunu söylemiş oldu.

Son üç yılda Türk bankaları tarafından yabancı yatırımcılara direkt NPL satışı yapılmadı. Son yıllarda yabancı yatırımcıların Türkiye NPL piyasasına katılımını artırmaya yönelik çabalar sarf edildi. Ekim 2021’de menkul kıymetleştirme kanununda yapılan bir değişim sürecin mühim bir adımı olarak adlandırılmıştı. Yasa, daha önce yalnızca kredilerin gerçekleştirilmesi için izin verilen NPL’lere dayalı varlığa dayalı menkul kıymetlerin ihracına izin verecek biçimde değiştirildi.

Türkiye’nin yasama ortamı iyileştikçe, internasyonal finansal sponsorlar, kredi fonları ve endüstriyel ölçekli borç servisi firmaları, küresel finansal krizden bu yana geçen on yıl süresince bekledikleri getirileri sağlamak için yeni fırsatlar arayacaklar.  Hukuk şirketi White & Case’in küresel M&A ve kurumsal uygulamasının ortağı Hyder Jumabhoy, bir röportajda, “Türkiye’yi muhtemelen bu yeni pazarlardan biri olarak görüyoruz” dedi.

Yine de, yaklaşan seçimler ve mevcut makro ortam göz önüne alındığında, gelgitin dönmesi muhtemelen birkaç yıl sürecek. Cığızoğlu, “Bankalar seçimden sonrasında görünümde bir değişim olacağını umuyor. Herkes ekonominin daha iyi olmasını bekliyor” dedi.

SP Global

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın