TÜRK’ÜN ÜRETİM İNADI, ŞEMSİYEDEKİ ÇİN EGEMENLİĞİNE SON VERDİ – 2022

Merhaba,

Türkiye’nin bir dönem ihracatta rekorlar kırdığı, “Avrupa’da fabrika kapattıran” şemsiye sektörü durgunluk döneminin ardından yeniden yükselişe geçti. Türk markaları, sektördeki Çin hükümranlığına son verdi. Türkiye’den doğan en büyük markalardan Şemsiye Evi Yöneticilerinde Uğur Çevik, “Türkiye bir güneş ülkesidir ve bahçe şemsiyesini bizden iyi üreten olamaz. Şemsiye üretiminde bir dönem tahtımız sallanmıştı. Fakat Türk şemsiyesi küllerinden doğdu ve yeniden liderliğe koşuyor” dedi.

Türkiye, tekstilden tarım ürünlerine, makine parçalarından doğal taşa kadar pek çok alanda ihracat liderliğini koruyor. Bazı ürünlerin dünyanın hiçbir yerinde aynı kalitede üretilememesi nedeniyle Türk ürünlerine talep artıyor. Geçtiğimiz yıllarda sektörün lokomotifi konumundaki bazı firmaların iflas etmesiyle şemsiye sektörü darboğaza girdi. Özellikle bahçe şemsiyesi konusunda ithalatın kolaylaştırılması ve üretimin zorlaştırılması kalitesiz ithal ürünlerin sektörü ele geçirmesine neden oldu. Son 10 yıldır neredeyse gerileme dönemine giren Türk şemsiye sektörü, son yıllarda üzerinden ölü toprağını atmaya başladı.

ŞEMSİYEDE ÇİN HAKİMİYETİ KISA SÜRDÜ

Türkiye, şemsiye üretimi konusunda özellikle Avrupa’da söz sahibiydi. Türkiye, el şemsiyesi ya da bahçe şemsiyesi olarak 4 milyon şemsiye üretiyor, bunun da yüzde 35’ini 42 ülkeye ihraç ediyordu. Özellikle Türk markalarının kaliteli ürünleri Avrupa’da büyük beğeni topluyordu. Türk markaları bir dönem o kadar etkindi ki Avrupa’da pazarı tamamen ele geçirmişti. Birçok gazetede, Türk markalarının Avrupa’da şemsiye fabrikalarının kapanmasına neden olduğu haberleri yapılmıştı. Ancak hem mevzuat değişiklikleri hem de sektörün önemli oyuncularının çeşitli nedenlerle alandan çekilmesi bir boşluk doğurdu. Bunu fırsat bilen ucuz Çin malları bir anda pazarın hakimiyetini ele geçirdi.

İHRACAT HER GEÇEN YIL ARTIŞ GÖSTERİYOR

Hem Türk sanayicisi ve girişimcisinin ısrarı hem de yerli üretimin desteklenmesi sektörü yeniden canlandırdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) verilerine göre 2017’de Türkiye’den 5,4 milyon dolarlık şemsiye ihracatı yapıldı. Bir sonraki yıl bu rakam 6,6 milyon dolara yükseldi. Bu ivme hızını hiç yitirmeden sürdürdü. Bugüne gelindiğinde artık çift haneli ihracat rakamları Türkiye şemsiye sektörünün hanelerine yazılıyor.

TÜRKİYE’Yİ İTHALAT CENDERESİNDEN ŞEMSİYE EVİ GİBİ ÜRETİCİLER ÇIKARDI

‘Her şeye rağmen üretim’ diyen firmalardan biri de son yıllarda Türkiye’nin yarattığı önemli markalardan biri olan Şemsiye Evi oldu. Türkiye’yi ucuz Çin malı şemsiyelerden kurtarmak isteyen firma, üretimde ısrar etti ve oluşturduğu marka ile dünyaya açıldı. Özellikle dış mekân şemsiyeleri konusunda Türk kalitesini tekrar gözler önüne serdi. Şemsiye Evi’nin ürünleri, katıldığı her fuarda büyük ilgi gördü. Yerli ve milli, aynı zamanda yüksek kaliteli Şemsiye Evi ürünleri, şimdi Arap Yarımadası’ndan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Uzakdoğu’ya kadar tüm dünyada kullanılıyor.

“TÜRKİYE ŞEMSİYE ÜRETİMİNDE TECRÜBE SAHİBİDİR”

Sayın Uğur Çevik, şemsiye gibi spesifik bir üretim alanında Türkiye’nin adını dünyaya duyurmaktan mutlu olduklarını söyledi. Sektörün, bir dönem darboğaza girdiğini, ancak üretim inadı sayesinde refaha ulaşıldığını belirten Çevik, “Ülkemiz, şemsiye üretiminde çok uzun yıllara dayanan bir tecrübeye sahiptir. Özellikle tekstildeki kalitemiz, şemsiye kumaşı üretiminde de öne çıkmamızı sağlamıştır. Metal ve hareketli akşamların kusursuz çalışması ve uzun yıllar dayanması, Türk şemsiyesine özel bir ilginin duyulmasına sebep olmuştur. Ancak hızla küreselleşen dünya; sektörümüze bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Yerli aktörlerin çeşitli nedenlerle sektörden çekilmesi; ucuz Çin mallarının ülke topraklarında egemenliğine neden oldu” dedi.

“ÇİN MALI, TÜRK KALİTESİ İLE REKABET EDEMEZ”

Çin mallarının; kalitesini dünyaya kanıtlamış Türk şemsiyesi ile rekabet edemeyeceğini belirten Uğur Çevik, “Elbette sektördeki boşluk kalitesiz ithal mallara rağbeti artırdı. Çünkü Türkiye bir güneş ülkesidir ve özellikle dış mekân şemsiyeleri çok büyük önem taşımaktadır. Sadece, bahçelerde değil, plajlarda, kafelerde, açık hava toplantılarında şemsiye elzem bir ihtiyaçtır. Ucuz malların Türkiye’nin güneşi ve rüzgârı ile mücadele edemeyeceği çabuk anlaşıldı. Yerli üretimin önemi burada herkesin dikkatini yeniden çekti. Çünkü Çin’den ithal edilen ürünler, yırtıldı, mekanizması bozuldu ve satın alanları pişman etti” diye konuştu.

“ÜRÜNLERİMİZİN KALİTESİNE KEFİLİZ”

Birkaç yıllık buhran döneminin çabuk atlatıldığını ve yeniden Türk şemsiyesinin değerinin anlaşıldığını belirten Çevik, bu konuda firma olarak her zaman ellerini taşın altına koyduklarını belirterek şunları söyledi:

“Sektörümüzün girdiği bu buhran dönemi hiçbir zaman moralimizi bozmadı. Bilakis, üretime teşvik etti. Çünkü biz yarım asra yakın bir dönemdir Türkiye’nin üretim çarkları arasında yer alıyoruz. Ülkemizi de üretimle kalkındıracağımızı biliyoruz. Bu nedenle üretime hiç ara vermeden devam ettik. Çünkü “Made In Türkiye” etiketi taşıyan ürünlerimizin kalitesinden eminiz. Ayrıca kalitenin her zaman kazandıran unsur olduğunun bilincindeyiz. Sırf rekabet olsun diye kalitemizi düşürüp fiyatlarımızı ithal ürünlerinkiyle rekabet edebilir hale getirebilirdik. Ama yapmadık. Çünkü dünyanın tanık olduğu kalitemizin bir gün hak ettiği yere geleceğini biliyorduk.

DÜNYAYA AÇILAN MARKA: THE UMRELLA HOUSE

Öyle de oldu. Sektör ölü toprağını üzerinden attı, yeniden güçlü bir ivme kazandı. Kısa bir dönem, ithalatımız ihracatı geçmiş olabilir. Bu durum artık tersine döndü. Şimdi yeniden üretme ve ihracat yapma zamanı. Özellikle dış mekân şemsiyeleri konusunda Avrupa’da yitirdiğimiz pazarı yeniden kazanıyoruz. Kalitemizi bilen müşterilerimiz tekrar geri döndü. Şimdi en kaliteli ürünleri tüm dünyaya satmak için üretiyoruz. Yurtdışındaki müşterilerimizi daha iyi anlamak ve onlara daha iyi hizmet vermek için The Umbrella House markasını yarattık. Türkiye’de üretiyor, dünyaya satıyoruz.”

“GÜNEŞİ DE SOĞUĞU DA BİLİYORUZ, BUNA GÖRE ÜRETİM YAPIYORUZ”

“Türkiye bir güneş ülkesi, dış mekân şemsiyesini bizden iyi üreten olamaz” diyen Şemsiye Evi yöneticisi   Uğur  Çevik, “Türkiye, bahçe şemsiyelerinde en çok ihtiyaç duyulan ülkelerden biridir. Dünyanın kültür başkenti İstanbul’dan, dünyanın turizm başkenti Antalya’ya, Doğu’da turist rekoru kıran Kars’tan, 9 ay güneşin eksik olmadığı Muğla’ya kadar tüm coğrafyayı ezbere biliyoruz. Her bölgenin iklimini, güneşin yapısını iyi biliyoruz. Üretimlerimizi de buna göre yapıyoruz. Şemsiyelerimiz yazın Antalya’nın güneşine, kışın Kars’ın soğuğuna dayanabilir kalitededir.

Dış mekân şemsiyesi üretimi sadece bezleri ve demirleri bir araya getirmek değildir. Şemsiye aynı zamanda bir bilimdir. Biz de bu bilimin tüm kurallarına uygun ürünler üretiyoruz. Ürünlerimizin kalitesi de bu coğrafyanın üretim becerisinden geliyor” diye konuştu.

“İNSAN ODAKLI ŞEMSİYE TASARIMLARI YAPIYORUZ”

Şemsiye Evi’nin model zenginliği konusunda da dünyayı kıskandıracak tasarımları bulunduğunun altını çizen Çevik, “Üretimlerimizde her zaman insanı odak noktası olarak alıyoruz. İnsanlarımızın ihtiyaçları hangi doğrultudaysa o yönde tasarımlar yapıyoruz. Sadece kaliteli ve kullanışlı değil, aynı zamanda şık ürünler de yapıyoruz. Ürünlerimiz bulunduğu alana değer katan tasarımlardan oluşuyor. Yeni modeller konusunda da kendimize güveniyoruz. Çünkü ihtiyaçları ve talepleri baz alıyoruz. Ürün gamımızda, plajdan balkona, kutlama alanlarından kafelere kadar geniş yelpazede kullanılabilen çeşitler bulunuyor” dedi.

ŞEMSİYENİN YENİ LİDERİ: ŞEMSİYE EVİ

Türkiye’de Şemsiye Evi, dünyada da The Umrella House markasıyla tanınan ve bilinen bir marka olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Çevik sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm dünyanın kullandığı bir şemsiye markası olmak elbette isteriz. Ancak bizim önceliğimiz, sektörde lokomotif olmaktır. Modelleri ve kalitesiyle yön verici olmak istiyoruz. Bu nedenle Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. Dünyadaki trendlerini takip ediyoruz ama asıl önemli olan kendi modamızı yaratıyoruz. Bu şekilde de taklit eden değil, taklit edilen bir marka halini aldık. Şemsiye Evi kurucusu olan rahmetli M. Kenan Çevik’i saygıyla anıyoruz. Ürünlerimizle, dünyanın her yerine ulaştırmayı ve ülkemize hem gurur hem de gelir kazandırmayı sürdüreceğiz.”

 

 

Haner Reklam


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

Yorum yapın