Zeynep Stefan: Müthiş Zamanlama: 2022

Merhaba, 

Yine mükemmel bir türbülanstayız. Tıpkı 2014 yılında yapılmış ‘Noah’ filmindeki bir sahne benzer biçimde, geminin kapısı kapanıyor ve kamera birden yükseliyor, anlıyoruz ki aslında bütün dünya fırtına bulutlarıyla kaplanmış durumda. Avrupa ve Asya piyasalarının tartıştığı konuları görünce ben de benzer bir hisse kapıldım ve tıpkı İtalya’daki ilk yılımda (2012) olduğu şeklinde bir kez daha ‘ne müthiş zamanlama’ dedim.

Sigortacılıkta Rasyonaliteler

Sigortacılar olarak bizler hem güzel devletimizde bununla birlikte dünya çapında, enflasyonist baskılarla boğuşuyoruz, artan hasar maliyetlerini fiyat elastikiyetinin inanılmaz düşük olduğu prim bedelleriyle yönetmeye çalışıyoruz, bir yandan daha kapsayıcı ve inovatif sigortacılık yapabilmek için fon havuzumuzu büyütmeyi amaçlıyoruz sadece sigorta yılını (UW-Y) genellikle ve ne yazık ki ekside kapatıyoruz. Solvency II gibi sermaye diyetleri yatırım alanlarımızı daraltıyor ve bu da yetmezmiş şeklinde E.S.G. benzeri yeni paradigmalarla dünyanın gidişatına yön vermeye çalışıyoruz. Bir yandan iklim değişikliği şeklinde nasıl biteceği belgisiz ve bütün oyunu şekillendirebilecek güçte makro değişimlere dalgakıranlar gibi en önden maruz kalıyoruz, diğer taraftan da siber riskler şeklinde insan eliyle felaketlere (man-made disaster) direniyoruz. Bu makro çerçevenin ‘sürdürülebilirliği’ yetmezmiş benzer biçimde, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginlik, hammadde fiyatlarında ortaya çıkan baskı, farklı politik risk bölgelerinin oluşabilmesinde artan ihtimaller, yeni pandemi döngülerinin varlığı şeklinde yüksek risk algıları da resme ekleniyor. Ne müthiş bir kaptanlık bu belirsizlikte yol almak! Neyse ki bazıları ‘iyi kaptan dalgalı denizde belli olur’ mottosunu halen taşıyor, yoksa sektör olarak CEO bulmakta hayli güçlük çekecektik.

Sigortacılıkta Rasyonalizasyon

Bu dalgalı deniz bizler iktisatçılara normal zamanlarda yakalayamayacağımız bağlar da göstermekte. Örneğin elementer branş için nominal faiz oranları ile sentetik rasyo arasındaki yakın korelasyon. Özellikle Kıta Avrupası piyasasında artan enflasyonist baskı ile sigorta ve reasürans şirketlerinin artan bileşik rasyolarını bu sefer nasıl yönettiklerini de yakından takip edebileceğiz. Yatırım performansını enflasyondan daha fazla arttırabilmeyi başaracak olan şirketler operasyonel etkinliklerini arttırmayı, maliyetlerini azaltmayı ve olabildiği kadar süreçlerini ‘dijitalize etmeyi’ bu sıkışık zamanlarda daha çok deneyeceklerdir. (Çok garip, bu cümleleri 2016 senesinde InsurTech’le tanıştığım ilk yılda da kurmuştum.) Yani yumurta kapıya dayanmadan aksiyon almamak ancak Türklere özgü değil!

Penetrasyonu düşük dolayısıyla yüksek potansiyel vaat eden bizim şeklinde piyasalarda ise vaziyet bence bir nebze daha iyi. Avrupa sigorta ve reasürans piyasasındaki operasyonel karlılık ve bileşik rasyo baskısı gelişmekte olan piyasalara aktarılacak daha yüksek reasürans kapasitelerini ve değişik risk türlerini güvence altına alabilecek yenilikçi ürünleri bununla beraber getirebilir. En azından finansal piyasalardaki ‘büyük abi nezle olursa hepimiz zatürre oluruz’ mottosunun sigortacılıkta, şimdilik bu konjonktürde işlemeyebileceğini de rahatça söyleyebilirim.

Bir zamanlar herkesin korkarak kaçtığı ve portföylerini devretmek için yarıştığı yaşam branşını ise altın günler beklemekte. Çünkü Avrupa’da enflasyon şimdilik kontrollü biçimde yükseliyor ve fon birikiminin en basit yapılabildiği alan olan yaşam branşı da kabuk değiştirerek artık karlı bir alan olmaya başlıyor. Keşke 2016’da sürü psikolojisine karşı durabilecek bir ekonomist çıkıp olumsuz enflasyonun da sürdürülebilir olmadığını, E.C.B.’nin kısa sürede doğru yolu bulacağını ve yaşam branşı için bile avantajlı bir projeksiyon çizilebileceğini söyleyebilseydi. Kimse dinlemezdi bir ihtimal ancak birileri, mesela 2016 yılının Michael Burry’si, ne olursa olsun dinlerdi. Nedendir bilinmez, inanılmaz konservatif ve geriden gelen bulduğum E.I.O.P.A. Ve E.C.B.’den de devrim durumunda açıklamalar ve sektörü rahatlatacak regülasyonlar bekliyorum. Bakalım vakit hangimizi haklı çıkaracak?

#ZeynepTuran, #AIZA, #PriceElasticity, #SolvencyII, #ESG, #ClimateChange, #EIOPA, #ECB, #LifePortfolio, #Penetration, #CombinedRatio, #CyberRisk, #Sustainability

 

Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen 🙂

Yorum yapın